Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/12523 E. 2006/16387 K. 14.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12523
KARAR NO : 2006/16387
KARAR TARİHİ : 14.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen avukatlık ücret sözleşmesi uyarınca davaları takip ettiğini, sözleşmenin haksız şekilde fesih edildiğini avukatlık görevini yapmasının engellendiğini, davalının ısrarcı ve kötüniyetli tavırları ile bir davadan istifa dilekçesi verdiğini vekalet ücretlerinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek toplam 22.320.242.570 TL nin faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı istifa eden avukatın sözleşmeye göre ücret isteme hakkı olmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, birleşen dosyada ödediği peşin vekalet ücretinin tahsili için yaptığı icra takibine itirazın iptalini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında düzenlenen 30.7.2003 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinin VI. maddesinde avukat bu davalardan her hangi birinden çekildiği takdirde diğer davalardan da çekilmiş sayılacak ve ne nam altında olursa olsun hiç bir hak talebinde bulunmayacaktır hükmü yazılıdır. Davacı avukatın, davalıya ait 4 adet dava dosyasını takip ettiği, bunlardan Fatih 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2004/1 esas sayılı dosyada mahkemece yargılama Baro hakem kurulu görevli olduğundan 9.6.2004 tarihinde verilen görevsizlik kararından sonra 23.7.2004 tarihinde bu dosyadaki vekilliğinden istifa ettiği anlaşılmaktadır. İstifa edilen dava maddi anlamda kesinleşmiş değildir. Sözleşmenin açık hükmü karşısında davacının davalıdan ücret istemesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece asıl davadan vekalet ücretine ilişkin davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, 500.00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 535.82 YTL kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 14.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.