YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12647
KARAR NO : 2007/1232
KARAR TARİHİ : 05.02.2007
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 20.11.1998 tarihli harici sözleşme ve 2.12.1998 tarihli noterde düzenlenen resmi sözleşme ile davalı kooperatiften bir daire satın alıp, bedeli olan 3.410.000.000 Tl.nı ödediğini, ancak davalının proje tadilatı yapmadığı için tapuyu veremediğini ileri sürerek dairenin adına tescilini, olmaz ise dava tarihindeki raiç değerin tahsilini, bununda mümkün olmaması halinde ödediği 3.3410.000.000 TL.nın ödeme tarihi olan 20.11.1998 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşme tarihinde bulunmayan dairenin sonradan da oluşmadığını, belediyeden gerekli izinlerin alınamaması nedeniyle bodrum katta daire yapılmadığını, sözleşmenin başından beri fiili imkansızlık bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin kurulduğu anda fiili imkansızlık bulunduğu bu nedenle sözleşmenin BK.nun 20. maddesi uyarınca batıl olduğu, davacının ancak ödediği bedeli isteyebileceği gerekçesiyle 3.410.00 YTL.nın yasal faizi ile davalıdan tahsiline, bu miktarın 2.420.00 YTL.na 20.11.1998 , 400.00 YTL.na 24.11.1998, 300.00 YTL.na 5.12.1998, 200 YTl.na 5.01.1999 ödeme tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, yargılama giderinin bir kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin
takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı dava dilekçesinde, öncelikle dairenin adına tescilini, olmaz ise dava tarihindeki raiç değerin bununda mümkün olmaması halinde ödediği 3.410 YTL.nın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Davacı davasını bu şekilde terditli olarak açmış olup, davacının isteminden üçüncü talebi tamamen kabul edilmiştir. Bu durumda davacının terditli talebinden üçüncü talebi kabul edildiği için davalının dava dilekçesindeki üçüncü talebinden reddedilen kısım bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacının bir kısım talebi reddedilmiş kabul edilerek davacı aleyhine avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi olanaksızdır. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesini gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açkılanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün dört numaralı bendinin bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (davacı terditli olarak talepte bulunmuş olup, üçüncü talebi aynen kabul edildiği için davalı yararına vekalet ücretinin koşullarının oluşmaması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına) sözlerinin yazılmasına, ayrıca mahkeme kararının beşinci bendinde yer alan (ret ve kabul oranına göre hesaplanan 99.98 YTl) söz ve rakamlarının karardan çıkartılarak yerine aynen (davacının yaptığı 171,00YTL) söz ve rakamının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 5.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.