YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12949
KARAR NO : 2006/16570
KARAR TARİHİ : 20.12.2006
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat …’ ile davalı vekili avukat … ‘un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 24.1.2000 tarihinde devre mülk satış sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme uyarınca 150.00 Dm ödemede bulunduğunu, ancak sözleşmenin 10. maddesinden yararlanarak sözleşmeyi fesh ettiğini davalıya bildirdiği halde paranın iade edilmediğini, 200,00 Dm asıl alacak ile sözleşme gereği %30 kar payı olan 60000 Dm’ın tahsili için yaptığı icra takibine de davalı borçlunun itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verlmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile takibin 150.000 DM üzerinden devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden %40 icra inkar tazminatı talebinin reddine, asıl alacağa temerrüt tarihi olan 8.10.2003 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesinde öngörülen faiz oranının uygulanmasna karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik buulnmamasına göre davalı tarafın 2006/12949-16570 tüm, davacı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; İİK.nun 67/2 maddesi hükmü uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için icra takibinde alacaklının haklı çıkması ve alacağın likit ve muayyen olması gerekir. Borçlu … başına ne kadar borçlu olduğunu bilebilecek durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Borçlununu kötüniyetli olması şart değildir. Bu durumda icra takip tarihindeki ana para olarak belirlenen Türk Lirası alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu istemin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, aşağıda dökümü yazılan 3.091,46 YTL kalan harcın davalı taraftan alınmasına, 20.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.