YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13539
KARAR NO : 2007/492
KARAR TARİHİ : 23.01.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … ve vekili avukat … … ve avukat … Işın ile davacı vekili avukat … …ve avukat … …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı kendisinin sebze üreticisi, davalının da kabz-ı mal olduğunu, davalıdan 1998 yılında 30.000.000.000 TL borç para aldığını, aralarında düzenledikleri 1.7.1998 tarihli sözleşme gereğince alınan paranın teminatı olarak 12 ayrı parseldeki toplam 125 dönüm arazisini davalının dava dışı oğlu Habip’e tapuda devrettiğini, daha sonradan aldığı borç paranın tamamını ödediğini ve sözleşmeden … tüm yükümlülüklerini yerine getirip davalıdan 15.12.2001 tarihli ibranameyi aldığını, buna rağmen taşınmazlardan 1948 ve 1950 parsel dışında kalan 10 ayrı parselin iade edilmediğini ve tapuda intikalinin sağlanmadığını, aralarındaki sözleşme gereğince davalının devri sağlanmayan taşınmazların satış bedellerinden ve ceza şarttan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle toplam 10 parseldeki 105 dönümlük taşınmazlar için 415.000 YTL ceza şartı olarakta 335.000 YTL ki toplam 750.000 YTL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dayanılan her iki belgedeki imzanın da kendisine ait olmadığını, belgelerin sahte olduğunu, 1992 yılında geçirdiği göz ameliyatı sırasında davacının kendisinden imzalı boş kağıt aldığını, bu kağıdın üzerinin doldurularak kullanılabileceğini davaya konu taşınmazları dava dışı oğlunun satın aldığını, kendisiyle ilgisinin bulunmadığını ve oğlunun bu yerlere bir kısım imalatlar yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dosya içerisindeki 27.1.2006 tarihli Adli Tıp Kurum raporuna göre davada dayanılan her iki belgedeki imzanın da davalı el ürünü olduğu, davacının 1.7.1998 tarihli sözleşmeden … borcunu ve taahhütlerini yerine getirmiş olmasına ve 15.12.2001 tarihli ibranameyi almış olmasına rağmen davaya konu edilen ve 565-574 parselleri kapsayan 10 ayrı parça toplam 105 dönüm miktarındaki taşınmazların tapuda iadesinin sağlanmadığı, davalının sözleşme gereği bunların bedelinden ve ceza şartından sorumlu olduğu, kararlaştırılan ceza şartının fahiş olmadığı, ancak davacının 15.12.2001 tarihli ibraname gereği taşınmazların dava tarihindeki değerlerini değil 15.3.2003 tarihindeki değerlerini isteyebileceği, alınan bilirkişi raporlarına göre bunların toplam değerlerinin de 1.028.301.85 YTL olduğu gerekçe gösterilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Az yukarıda açıklandığı gibi mahkemece, taşınmazların toplam değerlerinin 1.028.301.85 YTL olduğu, belirlenen bu miktara göre kararlaştırılan 250.000 USD ceza şartının fahiş olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysaki mahkeme kararında gösterilen 1.028.301.85 YTL , … Bilirkişisinin 19.4.2006 tarihli raporunda belirlendiği toplam 444.535 YTL ile inşaat Bilirkişisinin 31.5.2006 tarihli ek raporunda gösterdiği 583.766.85 YTL nin toplamından ibarettir. Anılan taşınmazların değerleri her iki raporda da ayrı ayrı belirlenmiş, mahkemece de bu değerlerin toplamı esas alınmak suretiyle mükerrer hesaplama yapılmış; bu miktara göre ceza şartıda fahiş kabul edilmemiştir. Karar bu yönüyle yanlıştır. Öyle ise mahkemece , davaya konu taşınmazlar yönünden her iki bilirkişinin belirlediği değerlerin ortalaması ile davacı tarafından sözleşmeden önce yapılan ve taşınmazlarla birlikte devredilen bina vs imalatların bedelleri belirlenmeli, böylece bulunacak miktardan varsa davalı yanca yapıldığı iddia olunan imalat bedelleri bulunup mahsup edilmeli, böylece davacının talep edebileceği miktar belirlenmeli, belirlenen bu miktara göre ceza şartının fahiş olup olmadığı yeniden değerlendirilmeli, hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir. Bu yönlerin gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usül
ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 500.00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 23.1.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.