Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/13581 E. 2006/16718 K. 27.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13581
KARAR NO : 2006/16718
KARAR TARİHİ : 27.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki vekalet alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, avukat olduğunu, davalının vekili olarak … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2003/1517 esas sayılı davayı açıp takip ettiğini, dava ile fazlaya dair haklar saklı tutularak 500.000 YTL’nin tahsili istendiğini, daha sonra ıslahla talebin 11.393.708 YTL’ye çıkarıldığını, davanın 28.12.2004 tarihinde sonuçlandığını, karşı tarafın temyizi üzerine kararın Yargıtay’ca yetki yönünden bozulduğunu, bozmadan sonra 29.12.2006 tarihli duruşmaya muvafakatı dışında davalının vekalet verdiği başka bir avukatın girmesi üzerine Avukatlık Kanununun 172. maddesi hükmüne göre vekillikten çekildiğini ve davalı ile aralarında yapılan 31.10.2003 tarihli ücret sözleşmesi ile kararlaştırılan ücretin tamamına hak kazandığını, davalının kendisine ödediği 222.500 YTL den 156.625.43 YTL yi harç ve masraf olarak yatırdığını, kalan 65.876.57 YTL’nin avukatlık ücretinden mahsup edildikten sonra 1.073.708 YTL ücret alacağı olduğunu bildirip, fazlaya dair hakları saklı kalarak 100.000 YTL nin faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, başka avukata vekalet verdiğini ve bu avukatın Yargıtay’daki duruşmaya katıldığını en geç davacının Yargıtay ilamının kendisine tebliği ile öğrendiğini, 29.12.2005 tarihli duruşmaya kadar uzun süre ses çıkarmayarak zımmen muvafakat ettiğini, daha sonra istifa etmekle ücret istemeye hakkı olmadığını, Yargıtay’dan bozularak gelen davanın halen derdest olup, muaccel olmayan bir alacak için açılan bu davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 1.139.708 YTL ücret alacağı olduğu ve taleple bağlı olarak 100.000 YTL nin dava tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalının vekili olarak açtığı ve takip ettiği … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/1517 sayılı dosyasının lehlerine sonuçlandığı, karşı tarafın temyiz etmesi üzerine Yargıtay’da yapılan duruşmasına davalının vekili olarak davacının değil, davalının vekalet verdiği başka bir avukatın katıldığı, mahalli mahkeme kararının bozulduğu, Yargıtay ilamında davacıyı vekil olarak yeni vekalet verdiği avukatın temsil ettiğinin belirtildiği, bu Yargıtay bozma ilamının davacıya 10.11.2005 tarihinde tebliğ edildiği, davacının kararın Yargıtay’ca bozulmasından sonra yapılan ilk duruşmada davalı vekiledeninin başka avukatı vekil tayin ettiği, onunda yargılamaya katılmasına muvafakatı olmadığını bildirerek Avukatlık Kanununun 172. maddesine dayanarak vekillikten çekildiği, tüm dosya kapsamı ile sabittir.
Avukatlık Kanununun 172/1-2-3 maddesi “… sahibi, ilk anlaşmayı yaptığı avukatın yazılı muvafakatı ile, başka avukatlarıda işin kovuşturma ve savunmasına katabilir.
… sahibi, ilk avukatın muvafakatını kendisine tevdi veya tebliğ edilecek bir yazı ile en az bir haftalık süre vererek talep eder. Avukat bu süre içinde cevap vermemişse muvafakat etmiş sayılır.
İlk avukatın muvafakat etmemesi halinde, vekalet akdi kendiliğinden sona erer. … sahibi, muvafakat etmeyen avukata ücretin tamamını ödemekle yükümlüdür.” düzenlemesini getirmiştir. Bu madde ile … sahibi vekil edenin işini takip ve savunmasının yapılması için başka avukatlara vekalet verilmesi ve sonuçları düzenlenmiştir.
… sahibinin değişik nedenlerle ilk sözleşme yaptığı avukatın yanında başka bir veya birden fazla avukat görevlendirmesi, onun avukat seçme, görevlendirme özgürlüğünden kaynaklanan kısıtlanamıyacak en tabii bir savunma hakkıdır. Bunu yaparken önceki avukatını dışlamaması gerekir. Ancak ilk görevlendirilen avukat mesleğin bağımsızlığı ilkesi gereği çeşitli nedenlerle işini başka bir avukatla paylaşmak istemeyebilir.
Bu nedenlerle … sahibine tanınan hakkın kullanılabilmesi, ilk avukatın yazılı muvafakat etmesine bağlanmıştır. Yasa hükmüne göre, işe başka avukatları görevlendirmek isteyen vekileden … sahibinin, ilk avukatından yazılı olarak başvurup, 7 … süre verip muvafakat istemesi gerekir. Muvafakatı istenen avukat, 7 … içinde muvafakatını bildirmemesi halinde, başka avukatın görevlendirilmesine muvafakat etmiş sayılacaktır. Yasa burada olumlu veya olumsuz bir cevap vermeyen avukatın zımmen muvafakat ettiğini kabul etmektedir. Şayet … sahibi-vekil eden, yasaya uygun olarak süre verip bildirimde bulunarak, ilk avukatının muvafakatını almadan başka avukatlara vekalet vererek işi takibe görevlendirmesi halinde, ilk avukatın durumu öğrendiği andan itibaren makul bir süre içinden bu duruma muvafakat etmediğini derhal vekil edeni olan … sahibine bildirmesi gerekir. Aksi halde bu duruma zımmen muvafakat etmiş sayılacaktır.
Somut olayda davacının, davalı vekil eden … sahibinin işi takip etmek üzere başka avukata vekalet verdiğini, yeni tayin edilen vekilin Yargıtay’da yapılan duruşmaya katıldığını ve bu durumu, kendisine 10.11.2005 günü tebliğ edilen Yargıtay bozma ilamı ile öğrendiği sabittir. Davacı avukat çok sonra, 29.12.2005 günlü celsede, uzunca sayılan ve makul olmayan bir süre sonunda Avukatlık Kanununun 172. maddesi hükmüne göre muvafakat etmediğini vekaletten çekildiğini bildirmesi doğru değildir. Davacı makul bir sürede işe başka avukatın görevlendirilmesine muvafakat etmediğini bildirmemekle, zımmen muvafakat etmiştir. Bu nedenle 29.12.2005 tarihli celsede vekaletten çekildiğini bildirmesi haksızdır. Mahkemece açıklanan bu hususlar gözönünde tutulmadan, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 500.00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 27.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.