Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/13869 E. 2007/1587 K. 08.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13869
KARAR NO : 2007/1587
KARAR TARİHİ : 08.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan … … ile aralarında kamyon alımı ve çalıştırılması konusunda adi ortaklık kurduklarını, diğer davalının kefil oludunu, aracın işletilmesi nedeniyle kazanılan paradan payının verilmediği gibi yapmış olduğu masraflar ve verdiği borç paralarında ödenmediğini ileri sürerek kamyonun değerinin yarısı yoksun kaldığı kar elden verdiği ve kredi kartından harcadığı paralar toplamı olarak şimdilik 5.000.000.000 Tl.nın faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davacının ortaklık payını ödemediğini gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 8.12.2000 tarihli adi ortaklık sözleşmesinde ortaklığa konu kamyona davacı ile davalı …’in %50 şer hisse ile ortak olduğu açıkça belirtilmiş, davalı …’nın imzasını taşıyan ajanda sayfasında da bu husus teyit edilmiştir. Öyle olunca bu belgeler davalıya bağlar ve taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğunun ve ispatlandığının kabulü gerekir. Esasen ortaklardan birisinin sermaye koyma borcunu yerine getirmemiş olması, ortaklığın gerçekleşmediğini ve ortak olmadığını göstermez. Sadece diğer ortağa BK. 535/7 maddesi hükmünce ortaklığın feshini isteme hakkı verir. Toplanan delillerden kurulan ortaklıkta idareci ortağın davalı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, idareci ortak
2006/15008 2007/1493
olan davalıdan ortaklığa yapılan tüm masraflar, elde edilen kazanç ve ortaklığın borçları yönünden hesap vermesi istenmeli, verilen hesap üzerinde tarafların uyuştukları ve uyuşmadıkları noktalar saptanmalı, uyuşulmayan noktalarda tarafların delil ve karşı delilleri toplanmalı, gerekirse mahallinde uzman bilirkişi veya kurulu aracılığı ile inceleme ve araştırma yapılıp, karar tarihine en yakın tarih itibariyle ortaklığın tüm aktif ve pasifleri saptanmalı, öncelikle ortaklık borçlarının mahsubu yapılmalı, bundan sonra tarafların koyduğu sermaye iade edilmeli, daha sonra arta kalan her hangi bir miktar mevcut ise bu miktarın yarısına hükmedilmeli ve böylece BK’nun 538 ve devamı maddeleri gereğince tasfiye sağlanmalıdır. Mahkemenin bu yönlerde her hangi bir inceleme ve araştırma yapmaksızın yazılı gerekçe ile davanın reddine karar vermiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 8.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.