Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/14349 E. 2007/3130 K. 08.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14349
KARAR NO : 2007/3130
KARAR TARİHİ : 08.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, izaleyi şuyu ihalesi ile satılan 756 ada, 11 parsel sayılı taşınmazı davalılarla yarı yarıya ortak olmak üzere ihaleye girip satın aldığını, tapunun adına devredildiğini, daha sonra imar uygulaması ile oluşan parsellerin yarısının kendisine yarısının davalılara ait olacağı, davalıların paylarına düşen 17 nolu parseli veya bunun bedeli karşılığı 3500 doları kendisine vermeyi kabul ettiklerini, kendisinin edimini yerine getirip taşınmazların yarı payını davalılara tapuda devir ettiği halde davalıların 17 parseli tapuda devretmedikleri gibi 3500 dolarıda ödemediklerini, yaptığı icra takibine de itiraz ettiklerini bildirip, davalıların itirazlarının iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davacı ile anlaşmalarının doğru olduğunu, davacının payına düşen parselizasyon giderlerini ödemediğini, sözleşmeyi de zorda kaldıkları için imzaladıklarını ve geçersiz olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının kendi edimini yerine getirmediğini, bu nedenle karşı taraftan talepte bulunamayacağı gibi sözleşme resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar aralarında düzenlenen 27.8.2001 tarihli sözleşme ile, ihale ile satışı yapılan 756 ada 11 parsel sayılı taşınmazı davacının ihaleye katılarak yarısı davacıya, yarısı davalılara ait olmak üzere satın alması konusunda
2006/14349 2007/3130
anlaştıkları, bu anlaşmaya uygun olarak davacının 28.8.2001 tarihinde yapılan ihaleye katılarak taşınmazı satın aldığı davacı adına tapunun 19.11.2001 tarihinde devredildiği, yine tarafların aralarında düzenlenen tarihsiz sözleşme ile imar uygulaması ile oluşan 24 adet parselin 12 sinin davacıya, kalan 12 sininde davalılara ait olmak üzere paylaşılması ayrıca davalılar payına düşen parsellerden 17 nolu parselin bedelsiz olarak tapu masrafları kendilerine ait olmak üzere davacıya verilmesini veya 17 parsel yerine 3500 dolar ödemeyi davalıların kabul ettikleri, parselizasyon masraflarından davacının payına 500.000.000 lira düştüğü ve bunun 300.000.000 lirasının ödendiği, kalanın ise tapu masrafları düşüldükten sonra ödeneceği kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında yapılan sözleşmeye uygun olarak davacının ihaleye katılarak aldığı ve 19.11.2001 tarihinde adına tapuda kaydedilen taşınmazın ½ payını davalılar adına ve istedikleri yakınlarına devir ettiği, ancak davalıların vermeyi kabul ve taahhüt ettikleri paylarına düşen 17 nolu parseli davacıya tapu ile devir etmedikleri gibi, 3500 doları da ödemedikleri tüm dosya kapsamı ile … ve taraflar arasında çekişmesizdir. Taraflar arasındaki sözleşmeler resmi şekilde yapılmamış ve taşınmazların mülkiyetini devir etme açısından geçersiz iseler de, bu sözleşmeler taraflar arasında bir inanç sözleşmesinin gerçekleştiğini göstermektedir. Böyle bir sözleşmede davacı kendi edimini yerine getirdiğine, üzerinde bulunan taşınmazın tapusunun yarısını davalılara devir ettiğine göre, davalılarında kendi edimlerini yerine getirmeleri, ifa edilmekle artık geçerlik kazanan sözleşme gereği olduğu gibi, dürüstlük ve iyiniyet kuralları gereğidir. Bu nedenle davacı kendisine verilmeyen 17 nolu parselin karşılığı 3500 doları istemekte haklıdır. İcra takip tarihi itibariyle davacının masraflardan payına düşen ve ödemediği 200.000.000 liranın kaç dolara tekabül etiği belirlenip, kalan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 8.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.