Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/14362 E. 2007/1206 K. 05.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14362
KARAR NO : 2007/1206
KARAR TARİHİ : 05.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … … ile davalı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, murisi …, 1.5.1998 tarihli peşin ödemeli konut tahsis sözleşmesi ile, … … ilçesi 3 parselde kayıtlı 8 no’lu daireyi kendisi adına vekaleten, aynı taşınmazın 12 no’lu dairesini de kendisi adına asaleten davalı şirketten satın aldığını, …12.10.2001 tarihinde vefatı ile tek mirasçısının kendisinin kaldığını, satış bedeli olarak her iki taşınmaz için toplam 74.000 Dolar satış bedeli ile 635.000.000 TL komisyon ödendiğini, ancak bugüne kadar taşınmazlar fiilen teslim edilmediği gibi, tapuda tescil işlemlerinin de yapılmadığını ileri sürerek, söz konusu taşınmazların adına tesciline, tescilin mümkün olmaması halinde ise 74.000 Dolar ile 635.000.000 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 8.7.2005 tarihli dilekçe ile de, tapunun adına tescili isteminden vazgeçtiğini bildirerek, ödenen bedelin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, … A.Ş. tarafından uygulanan haciz işlemleri ve ihtiyati tedbir uygulamaları nedeniyle satılan dairelerin tapularının verilemediğini, görüşmeler sonuçlandığında tapu tescil işlemlerinin yapılacağını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
2006/14362 207/1206
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu gereğince, taleple bağlı kalınarak, 104.893 YTL’nin 7.1.2005 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı şirket ile davacının murisi arasında düzenlenen konut satış sözleşmeleri gereğince iki adet dairenin, biri muris adına diğerinin de davacı adına satın alındığı, satış bedeli olarak toplam 74.000 Dolar ile 635.467.230 TL komisyon bedelinin 6.5.1998 tarihinde davalıya ödendiği sabittir. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, tapulu taşınmazların satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir. (MK.706, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri) Geçersiz sözleşme nedeniyle taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Davacı da bu davada, toplam ödeme miktarı olan 74.000 Dolar ile 635.467.230 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren ticari faizleriyle birlikte tahsilini talep etmiş, 74.000 Doların dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı ile 635.467.230 TL’nin toplamı olan 104.893.000.000 TL üzerinden de harç yatırmıştır. BK.nun 14.11.1990 gün ve 3678 sayılı yasa ile değişik 83. maddesi uyarınca yabancı para alacağı, aynen veya yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki Merkez bankasınca belirlenen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı olarak talep edilebilir. Davacı da davada 74.000 Doların iadesini talep etmek suretiyle bu şekilde istemde bulunduğuna ve dava tarihinden önce temerrüt de gerçekleşmediğine göre mahkemece, 74.000 Doların aynen veya fiili ödeme tarihindeki Merkez bankasınca belirlenen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının, 3095 sayılı Yasaya 3678 sayılı Yasa ile eklenen 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Dolar ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiziyle birlikte, 635.467.230 TL’nin ise, bilirkişi raporunda hesaplandığı gibi ödendiği tarihten dava tarihine kadar denkleştirici adalet kuralları gereğince ulaştığı alım gücü karşılığının, dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, 74.000 Dolar alacağın yabancı para üzerinden talep edildiği, 104.893.000.000 TL’nin de, dava tarihi itibariyle harca esas değer olarak belirtildiği gözetilmeksizin, 1998 yılında yabancı para ve Türk Lirası olarak ödenen toplam 19.162.380.000 TL’nin dava tarihinde ulaştığı alım gücü karşılığı üzerinden hesap yapan bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 500 YTL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 5.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.