YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14365
KARAR NO : 2007/1228
KARAR TARİHİ : 05.02.2007
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ve vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendisi ve dava dışı üçüncü şahıs aleyhine yaptığı icra takibine itirazda bulunmasına rağmen icra müdürlüğünce bu hususta herhangi bir işlem yapılmadığını, davalının aleyhine icra takibi yaptığı şahsın adresinide kendi adresi olarak gösterip tebligatların bu adrese yapılmasını sağladığını, icra müdürlüğünce haciz yapılmak üzere evine gelindiğini, dava dışı şahsın adreste bulunmadığını bildirmesine rağmen icra memurunca evde yapılan araştırmada o şahsın adına fatura bulunması üzerine haciz yapılacağının bildirildiğini, dava dışı şahsın daha önce birlikte yaşayıp daha sonra ayrıldığı şahıs olduğunu bildirmesine rağmen haciz yapılmakta ısrar edildiğini, telefonla konuştuğu avukatının haczedilen malların kendisine yediemin olarak bırakılacağını bildirmesi üzerine, icra memurunca bu hususun yazıldığını beyan ettiği haciz zaptını okumadan imzaladığını, ancak daha sonra yaptığı araştırmada icra memurunca haciz zaptına borcu kabul ettiğine dair ifadelerin yazıldığını ve borca itiraz dilekçesininde icra dosyasında bulunmadığını öğrendiğini, davalıya herhangi bir şekilde borcunun olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Davalı, davacı ve dava dışı … …’nun kendisinden borç para istediklerini, birkaç gün sonra parayı almak için …’in geldiğini, telefonla konuştuğu 2006/14365-2007/1228
davacının paranın verilmesini söylemesi ve borcu kabul ettiğini belirtmesi üzerine parayı …’e verdiğini, …’le birlikte borçtan sorumlu olan davacının icra takibi sırasında borcu kabul ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının mahkeme dışı ikrarda bulunduğu, bu ikrarın hile ve hataya dayalı olduğunun ispatlanamadığı, davalı tanıklarının davacının beyanlarının zapta yazıldığını bildirdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tüm dosya kapsamından, davacının yaptığı icra takibi sonucu davacının evinde haciz yapıldığı sırada davacının beyanda bulunduğu ve bu hususta tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekirki davacının adresinde yapılan haciz sırasında davacının böyle bir beyanda bulunması , davacının icra ve haciz tehdidi altında olması nedeniyle davacıyı bağlayıcı bir ikrar olarak kabul edilemez. Kaldiki davacının aleyhine yapılan icra takibine itirazda ettiği dosya kapsamı ile sabittir. Öte yandan davalının icra takibine dayanak yaptığı belgede davacının imzasıda bulunmamaktadır. Herşeyden önce davalının davacıdan alacaklı olduğunu yasal delillerle ispatlaması zorunlu olup, davalı böyle bir delil ibraz edememiştir. Dava dışı … …’nın davacı aleyhine beyanda bulunmasıda sonucu değiştirici nitelikte olmadığı gibi, davacının adına kayıtlı evde haciz yapılmış olması gözönüne alındığında adrese sadece … … için gidilmiş olması da sonuca etkili değildir. Mahkemece, davacının evinde yapılan haciz sırasında borcu kabul etmesinin davacıyı bağlayıcı bir ikrar mahiyetinde olmadığı, davalının davacıdan alacaklı olduğuna dair yasal delil ibraz edemediği gözetilerek, davacının takip konusu borçtan dolayı borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 5.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
13.10 YTL P.H. İade.