Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/14577 E. 2007/1529 K. 08.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14577
KARAR NO : 2007/1529
KARAR TARİHİ : 08.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılardan …’a ait … plaka sayılı aracı, 28.6.2005 tarihli vekaletnameye istinaden diğer davalı … ile aralarında düzenledikleri 29.6.2005 tarihli harici satış sözleşmesi ile satın ve teslim aldığını, satış bedeli olarak kararlaştırılan 14.000.000.000 TL’den araca ait 1.375.000.000 TL’lik trafik ceza ve pul borcu düşüldükten sonra 12.625.000.000 TL’yi Kaya’ya ödediğini, aracın noter satışını almak istediklerinde Kaya’nın vekaletten azledildiğini bildirerek satışı veremediğini, davalı …’in ise satışı vermek için fazladan para istediği için anlaşamadıklarını, 7.10.2005 günü evinin önünde park halinde bulunan aracın kaybolması üzerine şikayetçi olması sonucu aracın davalı … tarafından yedinde bulunan yedek anahtar ile alıp götürdüğünün anlaşıldığını, davalıların nişanlı olup beraber yaşadıklarını ve birlikte hareket ederek kendisini kandırdıklarını ileri sürerek, araç bedeli olarak ödediği miktar, trafik pul ve cezaları ile aracın muayenesi için ödediği toplam 14.175.000.000 TL’nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiş, davalı … ise, davalı … ile nişanlı olduklarını, Kaya’nın araba alım satımı ile uğraştığını, aracını satmak ve yenisini almak üzere kendisini ikna etmek suretiyle vekaletname aldığını, bu vekaleti kullanarak davacı ve ortağı ile anlaştığını, Kaya’nın davacıya yaptığı satıştan sonra bedeli hemen 2006/14577-2007/1529
vereceğini söylediğini, aradan zaman geçmesine rağmen ödeme yapmadığı gibi durumunun müsait olmadığı gerekçesiyle daha sonra ödemeyi teklif ettiğini, kandırıldığını anlayıp Kaya’yı vekaletten azlederek nişandan da ayrıldığını, Kaya’dan satış bedelinin almadığını, davacının ödediği parayı Kaya’dan istemesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, … plaka sayılı aracın, davacı tarafından davalı …’a iade edilmek kaydı ile 14.000.000.000 TL’nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6.7.2006 günlü ilam, temyiz eden davacıya 13.7.2006 tarihinde, ayrıca davalı tarafın temyiz dilekçesi de 5.9.2006 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacının temyiz dilekçesi 18.9.2006 tarihinde verilmiştir.
3156 sayılı Yasanın 20.maddesiyle değiştirilen HUMK.nun 432/1 maddesi uyarınca yasanın yürürlüğe girdiği 6.4.1985 tarihinden itibaren verilen kararlarda temyiz süresi 15 gündür. Yine HUMK’nun 433/2 maddesi gereğince 10 günlük temyize cevap süresi de geçmiş olduğundan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1.6.1990 gün ve esas 1989/3. karar 1990/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz süresi geçtikten sonra verilen temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı …’in temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Davacı, satış bedelinin ödeyerek haricen satın ve teslim aldığı aracın noter satışının verilmediğini ve 7.10.2005 günü evinin önünden davalı ruhsat sahibi Selin tarafından yedek anahtar ile alınıp götürüldüğünü ileri sürerek ödediği satış bedelinin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Gerçekten davalı …’in, dava konusu aracı, davacının evinin önünden alarak götürdüğü dosya içinde bulunan 14.10.2005 tarihli hazırlık soruşturmasında alınan ifadesinden anlaşılmaktadır. Buna rağmen tahsiline karar verilen paranın, davacının aracı davalı …’a iadesi şartına bağlanması maddi hataya münhasır olup infazda tereddüt yaratacak mahiyette bulunduğundan bozmayı gerektirir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün ilk bendinde yazılı olan “… plaka sayılı aracın davacı tarafından davalı …’e iade edilmek kaydı ile” sözlerinin tamamen karardan çıkartılmasına, kararın bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 8.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.