YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14619
KARAR NO : 2007/1534
KARAR TARİHİ : 08.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılara ait 514 dönüm arazide ekili bulunan çeltiği, dönümü 24.000.000 TL’ den biçmek üzere anlaştıklarını, çeltiği biçtiği halde davalıların ücretini ödemediklerini ileri sürerek 12.336.000.000 TL’nin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.
Davalılardan Hatice, çeltik yetiştirmediğini ve biçtirmediğini, davalı …’den 5 yıl önce boşandığını savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı … ise, davacının çeltiği biçtiğini, ancak dönümü 20.000.000 TL’den anlaştıklarını, biçme parasının bir kısmını da ödediğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın Hatice Akgün yönünden reddine, Hatice’nin %40 inkar tazminatı talebinin reddine, davalı … hakkındaki davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 12.000 YTL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazla isteğin reddine, davacının alacağı likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek, 2006/14619-2007/1534
haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı;alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile Borçlu tarafından alacağın … miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 4 nolu bendinde yazılı söz ve rakamların tamamen karardan çıkartılmasına, yerine “hükmedilen 12.000,00 YTL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalı …’den alınarak davacıya verilmesine” söz ve rakamlarının yazılmasına, kararın bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 263.00 YTL kalan harcın davalıdan alınmasına, 85.00 YTL peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 8.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.