Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/14658 E. 2007/2258 K. 20.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14658
KARAR NO : 2007/2258
KARAR TARİHİ : 20.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. … davacı … ve vekili avukat …ile davalı vekili avukat …’un gelmiş olmasıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı ile murislerinin 1989 yılında kendi aralarında bir balık çifliği adi ortaklığı kurduklarının, davalının 1994 yılından sonra murislerini ortaklığa sokmadığını ileri sürerek şimdilik kar payı ve kullanım tazminatı olarak 1/2 hisselerine düşen 15.000.000.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, BK 126/4 maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, ıslah suretiyle de zamanaşımı itirazında bulunabileceği gerekçe gösterilerek zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, 10 günlük esasa cevap süresini geçirdikten sonra 12.2.2004 günlü oturumda aynı tarihli dilekçesini de vermek suretiyle zamanaşımı itirazında bulunmuş; davacılar vekili de aynı oturumda davalının bu savunmasına karşı çıkmış ve süresinden sonra yapılan zamanaşımı itirazını kabul etmediklerini açıkça beyan etmiştir. Davalının bu tarihten
2006/14658-2007/2258
sonra usulüne uygun olarak savunmasını ıslah etmek suretiyle zamanaşımı itirazında bulunduğuna ilişkin olarak mahkemenin gerekçesinin aksine dosyada her hangi bir bilgi veya belgeye rastlanılmamıştır. Davalının sonradan zamanaşımı itirazında bulunması savunmanın genişletilmesi anlamındadır ve karşı tarafın muafakatı olmadıkça HUMK 202 maddesi hükmünce dikkate alanamaz. Davacı davalının bu yöndeki savunmasına açıkça karşı çıktığına göre mahkemece, zamanında ileri sürülmeyen zamanaşımı itirazını reddederek işin esasını inceleyip sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 500 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 20.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.