Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/14663 E. 2007/1873 K. 13.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14663
KARAR NO : 2007/1873
KARAR TARİHİ : 13.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan …’ye tarım aleti sattığını, diğer davalının da Fahrettin’in kefili olduğunu, satış bedelinin ödenmediğini ileri sürerek 800.000.000 TL.nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan …, makinenin sonradan arıza yaptığını ve kalan davacıda olduğunu, diğer davalının borcu ödeyip ödemediğini, bilmediğini, davacıya diğer davalının borcunu ödememesi halinde yarı parasının ödeyeceğini söylediğini savunmuş, diğer davalı savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece,kefil olan davalı …’nın savunması da gözetilmek suretiyle 600.000.000 Tl.nın davalılardan tahsiline karar verilmiş; davalılardan …’nın temyizini üzerine mahkemece, hükmedilen miktarın 1.000.000.000 Tl.nın altında olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş; adı geçen davalı bu kez yasal süresi içerisinde ret kararını temyiz etmiştir.
5219 Sayılı Yasa ile değişik HUMK.nun 427/2 maddesindeki parasal sınırı, 20.7.2004 tarihinden sonra hüküm altına alınan davalar yönünden 1.000.000.000 TL olarak öngörülmüş olup, mahkemece ise … bu dava 19.7.2004 gününde karara bağlandığından ve böyle olayda 5219 sayılı yasa hükümlerin uygulanmasına olanak bulunmadığından mahkemenin temyiz talebinin reddine ilişkin 31.5.2006 tarihli kararı kaldırılmak suretiyle işin esası incelendi.
Davacı ile temyiz eden davalı arasında yazılı bir kefillik sözleşmesi yoktur. BK. 484 ve devamı maddeleri hükmünce kefaletin geçerli olabilmesi için taraflar arasında
düzenlenmiş bulunan sözleşmede kefalet miktarının ve süresinin açıkça gösterilmesi zorunludur. Davacı bu yönleri ispat etmiş değildir 15.3.2004 günlü oturumda beyanda bulunan davalı …’nın tereddüde yer vermeyecek şekilde satış bedelinin miktarı ve karalaştırılan bu miktarın ne kadar süre içerisinde ödeneceğine ilişkin olarak her hangi bir kabulü yoktur. Hal böyle olunca bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.