YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14835
KARAR NO : 2007/2921
KARAR TARİHİ : 05.03.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … şirketinden 2004 model … marka araç satın aldığını, bunun için diğer davalı …’tan kredi aldığını ve diğer davalı …’nin de ithalatçı firma olduğunu, 8.9.2003 tarihinde teslim edilen ruhsatında ve faturasında aracın model yılının 2004 tarihinin üzerinin silinerek 2003 yılının yazıldığını gördüğünü , ayıplı araç satışı nedeni ile aracın yenisiyle değiştirilmesine ya da ödenen bedelini faiz ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı … hakkındaki davanın husumetten reddine , diğer davalılar açısından da esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı, tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı … şirketinin düzenlediği proforma fatura ile Özel Tüketim Vergisi ödeme belgesinde aracın model yılının 2004 olarak yazıldığı ancak 4.9.2003 tarihli fatura araç ruhsatında ise model yılının 2003 olarak yazılı olduğu, mahkemece de davacıya 2004 model araç yerine 2003 model araç verildiğinin kabul edildiği ve davalılar tarafından bu hususun temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece 2004 model araç yerine 2003 model aracın tesliminin ayıplı mal teslimi anlamına gelmediği kabul edilmiştir. 4822 Sayılı Kanunla Değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki kanunun Ayıplı mal ile ilgili 4. maddesinin 1. fıkrasında; ” Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilânlarında yer alan veya satıcı tarafından
2006/14835 2007/2921
bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir ” düzenlemesi getirilmiştir. Açıklanan madde kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, satış sözleşmesinin aksine 2004 model araç yerine daha düşük 2003 model aracın davacıya teslim edilmesinin ayıp olarak kabulü zorunludur. Yine aynı maddenin 4822 Sayılı Kanunla Değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki kanunun Ayıplı mal ile ilgili 4. maddesinin 3. fıkrasında “İmalatçı-üretici, satıcı, bayii, …, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kimse sorumlu olduğu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.” hükmüne göre davalı satıcı … şirketi ile ithalatçı firma … şirketinin sorumlu olduğu kabul edilerek bir karar verilmelidir.
3-Ayrıca aynı kanunun 10. maddesinin 5. fıkrası Kredi verenin, tüketici kredisini, belirli marka bir mal veya hizmet satın alınması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi durumunda satılan malın veya hizmetin hiç veya zamanında teslim edilmemesi halinde kredi veren tüketiciye karşı satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olur. “hükümleri kredi verenin sorumluluğunu düzenlemiştir. Somut olayda davalı banka, verdiği krediyi 17.11.2003 tarihli proforma faturaya bağlı olarak vermiş olup, proforma faturada kredi ile alınan aracın 2004 model … C3 1.4 HDI 16V marka ve modelli olduğu açıkca anlaşılmasına göre bağlı kredi kullandıran davalı bankanında sorumlu tutulması gerekirken, bu davalı hakkında mahkemece yanlış değerlendirme sonucu red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacırın sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 5.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.