Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/14953 E. 2007/2755 K. 28.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14953
KARAR NO : 2007/2755
KARAR TARİHİ : 28.02.2007

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı kooperatif ile 14.3.2003 tarihli protokol düzenlediklerini, protokol ile davalının davacı adına elektrik aboneliğinden protokol öncesi ve sonrasında kullandığı elektrik borcunun tamamını kendisinin ödeyeceğini belirterek ibralaştıklarını, ancak davalının 6.335.422.917 TL olan borcunu ödemediğini ileri sürerek bu miktarın dava tarihinden yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı kooperatife kendilerinin de elektrik verdiklerini savunarak davanın reddini dilemiş, karşı dava olarak …’a ödediği 3.601.577.083 TL’nin ödeme tarihinden faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının açtığı alacak davasına karşı dava olarak açılan alacak davasında, davalının isteklerinden bir kısmı kabul edilerek davalının istediği miktardan düşülmek suretiyle asıl dava kısmen kabul edilmiş, karşı dava ise tümden reddedilmiştir. Mahkeme kararında HUMK’nun 388 maddesi uyarınca iki tarafın iddiası ve savunmalarının özeti anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar itilaflı konular hakkında toplanan deliller ve delillerin tartışılması ret ve üstün tutma sebepleri sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep istek sonuçlarından her biri 2006/14953-2007/2755
haklarında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta dava ve karşılık dava olmak üzere iki ayrı dava vardır. Mahkemece, karşılık davadaki taleplerin bir kısmı sabit görülmüş ancak bu kısım asıl davadaki davacı alacağından mahsup edilerek karşılık dava reddedilmiştir. Açılan her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Davalı, davacıdan olan alacağı için karşılık dava açtığına göre mahkemece takas ve mahsup işlemi yapılamaz. Mahkemece her iki davanın ayrı ayrı hüküm altına alınması gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bent gereğince hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 28.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.