YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1503
KARAR NO : 2006/5047
KARAR TARİHİ : 04.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, babasından kalan mirasın intikali ile ilgili olarak davalılardan … …’a Frankfurt Konsolosluğundan vekaletname verdiğini, ancak dava konusu 21 parsel sayılı taşınmazın vekaleten diğer davalı ve üvey annesi … ’ye satıldığını ,daha sonrada dava dışı üçüncü kişiye satıldığını, tüm bu satışların bilgisi dışında ve muvazaalı olarak yapıldığını üstelik bu satışlardan hisse bedelinide almadığını bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 7.500.000.000 TL.nin son satış tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, satış bedelinden davacı hissesine düşen kısmın ödendiğini bildirerek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile taşınmazın ikinci satış tarihindeki değeri üzerinden 6.750.000.000 TL nin davalı …’den tahsiline ,diğer davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava konusu taşınmaz davacının Frankfurt Konsolosluğundan 10.8.1998 tarihinde verdiği düzenleme şeklindeki vekaletname ile davalı … … tarafından 26.8.1998 tarihinde diğer davalı …’ye …, daha sonra yine …’nin vekili olarak … … tarafından dava dışı …’e 23.12.1998 tarihinde tapuda satışı yapılmıştır. Davalı …, davacı tarafından kendisine vekaletname verilerek satış ve tapuda devir için yetkili kılınmış ise de davacı tarafından diğer davalıya satış yapması konusunda talimat verildiğini ve bu talimata istinaden satış yaptığını ve satış bedelini davacıya ödediğini yani BK.392. maddesi gereği davacıya hesap verdiğini kanıtlayamamıştır. Öte yandan davalı Mustafanın diğer davalının vekili olarak aynı taşınmazı üçüncü kişiye satması da her iki davalının el ve işbirliği içinde hareket ettiğini göstermektedir. Öyle olunca, taşınmazın davalı …’nin vekili olarak davalı … tarafından üçüncü kişiye satıldığı tarihteki değerinden, davalı … da sorumlu olduğu halde ,bu kişi hakkında davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalı …’nin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 4.4.2006 günü oybirliği ile karar verildi.