Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/15378 E. 2007/3862 K. 19.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15378
KARAR NO : 2007/3862
KARAR TARİHİ : 19.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, pancar ürününün devlet tarafından kısıtlanması ve aynı tarlaya her yıl pancar ekilememesi nedeniyle davalılar ile aralarında anlattıklarını, davalıların kendisine ait 95 ton kota hakkını 2003 yılında kullandıklarını ve bu suretle kendisine 2004 yılı için 95 ton kota borçlandıklarını ve ayrıca 95 ton kota daha vermeyi taahhüt ettiklerini, bu suretle davalıların 190 ton pancar kotası borçlarının bulunduğunu, ancak 190 ton kotayı kullandırmadıklarını … sürerek 190 ton kotanın aynen iadesini, olmaz ise fazlası saklı kalmak üzere 8.000.000.000 Tl.nın tahsilini istemiştir.
Davalılar, davacının verdiği 95 ton kotayı yatırdıklarını, ancak daha sonra bütün … genelinde kotaların düştüğünü davacının bu nedenle kendilerinin taahhüdünde bulunan kotayı kullanmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacıya ait dava konusu yıllar itibariyle 190 ton kotanın bulunmadığı, bunun her iki taraf içinde mümkün olmadığı, pancar kotasının devrinin Şeker kanunu ve Yönetmeliğe uygun yapılmadığı, davacının kotanın kullandırılmamış olması nedeniyle zararını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen senet başlıklı belge ile davacının 28.3.2003 tarihinde 95 ton kota verdiği ve bu kotanın davalılarca kullanıldığı, davalıların buna karşılık davacıya kota vermeyi üstlendikleri ve ancak bu taahhütlerini yerine getirmedikleri anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek
2006/15378 2007/3862
gerekirki; 19.4.2001 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğü giren 4634 sayılı Şeker Kanunun ile bu kanuna dayanılarak çıkarılan ve 1.4.2002 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Şeker kotalarının düzenlenmesine ilişkin yönetmelikte üreticilerin kotalarıyla ilgili bir hüküm bulunmadığı gibi üreticilerin kotalarını birbirlerine devirlerini yasaklayan bir hükümde bulunmamaktadır. Aksine … Şeker Fabrikalarının dosya içinde bulunan yazısında üreticilerin kotalarını kendilerinin kullanabilecekleri gibi kota devir belgesi ile başkalarına da devir edebilecekleri belirtilmiştir. Üreticilerin kotalarını başkasına devir ederken de uyulması zorunlu bir şekil şartı bulunduğu da iddia ve ispat edilmemiştir. Hal böyle olunca taraflar arasında düzenlenen kota devrine dair sözleşmenin geçerli olduğu ve taraflara hak ve yükümlülükler getirdiğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Esasen davalılarda davacıya ait kotayı önceki yıllarda alıp kullandıklarını kabul etmemektedirler. Bu itibarla davalıların davacıya karşı verdikleri taahhütle bağlı bulunduklarının kabulü gerekir. Davalılar davacıya karşı üstlendikleri kota devrini yapmadıkları ve kullandırtmadıkları içinde taahhüt ettikleri kota bedelinden sorumludurlar. Mahkemece, davalıların taahhüdünde bulunan kota miktarı için davacının yapması gereken tüm üretim nakliye vs. masrafların tespiti için bilirkişiden rapor alınarak belirlenecek bu bedelin davalıların taahhüdünde bulunan kota bedelinden mahsubu sonucu bakiye bedele hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.