Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/15399 E. 2007/5294 K. 13.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15399
KARAR NO : 2007/5294
KARAR TARİHİ : 13.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … … ile davalı vekili avukat … … …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, murisleri Dr. … …’ın sahibi olduğu bir taşınmazdaki yarı hissesini sattığını, ancak, satış bedelini alamadan vefat ettiğini, 136.500 YTL satış bedelinin önce işlemleri vekaleten yürüten dava dışı emlakçı hesabına yatırıldığını, daha sonra emlakçının 4.000 YTL komisyon ücretini mahsup ettikten sonra, murisin dışarı işlerini yürüten davalı hesabına aktardığını, ancak, davalının satış bedeli ile ilgili bilgi ve hesap vermediğini ileri sürerek, 132.500 YTL’nin faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, … …’ın hayatta iken verdiği talimat ile satılan taşınmaz bedelinin hesabına aktarıldığını, bu paranın … …’ın borçlarının ifası amacıyla ve … iradeyle verildiğini, ödünç olmadığını, bu parayla …’e ait borçların ödendiğini, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı ve tanık anlatımlarına göre davalıya verilen pararın ödünç olarak verildiğinin kanıtlanamadığı, 990,00 YTL dışındaki harcama ve ödemelerin davacıların murisi …’in borçlarını ödemeye yönelik olduğu, davacının yemin teklifinden de kaçındığı, iddiasını
ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, davacıların müşterek murisi … …’ın 1/2 hissesine sahip olduğu taşınmazın 273,00 YTL bedel ile dava dışı şirkete satıldığı, satış bedelinden … …’a isabet eden 136.500 YTL’nin önce satış işlerini yürüten emlakçı … … tarafından tahsil edildiği, daha sonra da, … …’ın ağır hastalığı nedeniyle bizzat parayı almaya gelememesi ve emlakçıya verdiği şifahi talimat üzerine davalı hesabına aktarıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, söz konusu paranın davalı tarafından iade edilmediğini ileri sürmüş olup, davalı ise, 13.03.2006 tarihli cevap dilekçesinde aynen, “dava konusu para müvekkilime ödünç olarak verilmiş ve iadesi gerekli olan bir para değildir. Dava konusu para aşağıda izah ettiğimiz sebepler gereğince … … tarafından müvekkile, … …’ın borçlarının ifası amacıyla … irade ile verilmiş bir paradır.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu şekilde kabul ve ikrar karşısında, davalının hesabına aktarılan paranın muris … …’ın talimatı doğrultusunda harcandığını ve … …’ın vekaletsiz iş görme hükümlerine göre işlerinin görüldüğünü, borçlarının söndürüldüğünü kanıtlaması zorunludur. Daha açık bir anlatım ile ispat külfetinin davacıda değil davalı tarafa geçtiğininin kabulü gerekir. HUMK ‘nun 288. maddesi hükmü gereği ve dava konusu alacağın miktarı itibariyle bu şekildeki savunmanın tanıkla ispatı mümkün olmadığı gibi, sonradan … taraflı olarak her zaman düzenlenmesi mümkün olan belgelere de itibar edilmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davalının mevcut kabulü ve savunması karşısında, muris …’in gerçekten var olan borçlarının söndürülüp söndürülmediği hususunda davalıdan yasal delillerinin ve varsa davacılardan karşı delillerinin istenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükü … çevrilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 13.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.