YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15464
KARAR NO : 2007/3497
KARAR TARİHİ : 13.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 1973 yılında evlenip, 16.5.2001 tarihinde boşandıklarını, evelendikten bir yıl sonra takılarını bozdurup bir arsa satın aldıklarını, 1978 yılında ortak katkılarıyla arsanın bir kısmına gecekondu yaptıklarını, daha sonra yetiştirip sattığı hayvan bedellerini altına çevirdiklerini altınları bozdurup suretiyle arsanın diğer kısmına 2 kat bina yapıklarını, 1996 yılında çalıştığı şirketten aldığı tazminat parasıyla 3. katın yapıldığını taşınmazların davalı adına tescil edildiğini … sürerek taşınmazların tapu kaydının iptali ile 1/2 hissesinnin adına tesciline karar verilmesini istemiş 9.6.2005 gününde verdiği ıslah dilekçesi ile de taşınmazın 1/2 hissesinin bedeli olan 16.435.000.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiş ve talebini bedele dönüştürmüştür.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkamece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu arsa ve üzerine inşa edilen gecekondu ve binanın tarafların evlilikleri birliği içerisinde alındığında ve bina inşa edildiğinde ihtilaf yoktur. İhtilaf davacının bu yerlere katkısının olup olmadığında katkısı varsa miktarının ne oranda olduğu yönünde toplanmaktadır. Dosyaya celp edilen delil ve belgelerden ve tanık ifadelerinden evlilik birliği içerisinde her iki tarafında ortak katkılarıyla önce arsa alındığı ve daha soradan da gecekondu ve binanın yapıldığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtelim ki inşaat mühendisi bilirkişi Necdet Ünsal tarafından hazırlanan 25.4.2003 tarihli raporda arsa değeri
2006/15464-2007/3497
ve bina değerleri ayrı ayrı gösterilmek suretiyle hepsini toplam değeri 32.870.000.000 TL olarak belirlenmiş olup her iki tarafda bulunan bu değere itiraz etmemişlerdir. Bu durumda gerek arsanın ve gerekse arsa üzerine yapılan binaların her birinin yapıldığı tarih itibariyle tarafların her birine katkı payları tereddüde yer vermeyecek bir şekilde konusunda uzman bilirkişi veya kurulu aracılığıyla belirlenmeli, belirleme yapılırken davacı kadının her hangi bir işyerinde çalışmadığı dönemde de ev kadını olduğu ve geliri olmadığı gözetilmek suretiyle katkı payları belirlenmeli, davacının katkı payı oranında az yukarıda açıklanan 25.4.2003 tarihli raporda bulunan miktarda gözetilmek suretiyle tazminata hükmedilmelidir. Bu yönlerin gözardı edilerek davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.