Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/15508 E. 2007/2289 K. 20.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15508
KARAR NO : 2007/2289
KARAR TARİHİ : 20.02.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile internet servis sağlayıcılığı sözleşmesinin yapıldığını , davalının ödemelerini düzenli yapmadığını bu nedenle sözleşmesinin feshedildiğini, davalı hakkında bilgisayar ve kullanım bedeli için icra takibi başlattığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini bildirip, davalının itirazının iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 1200 Dolar asıl alacak üzerinden devamına, takip konusu alacağın %40 olan 480 Doların icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece icra inkar tazminatına yabancı para üzerinden hükmedilmiştir. Oysa ki alacak yabancı para üzerinden istenilmiş olsa bile icra inkar tazminatına hükmedilirken yabancı para üzerinden değil, o yabancı paranın icra takip tarihindeki TL karşılığının %40’ı oranında olması gerekir. Mahkemenin bu hususu gözardı ederek yabancı para üzerinden icra inkar tazminatına hükmetmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma gerektirir.
3-Davacı tarafından 1491 Dolar tazminatın ödetilmesi için dava açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1200 Doların tahsiline karar verilmiş olup, davada vekille temsil edilen davalı yararına reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, adı geçen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine “kabul edilen asıl alacağın icra takip tarihindeki TL karşılığının %40’ı olan 701.343.360 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözlerinin yazılmasına , üçüncü bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının ‘Hüküm’ başlıklı bölümüne ayrı bir bent halinde (Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 400.00YTL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine) sözlerinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 20.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.