YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15953
KARAR NO : 2007/5033
KARAR TARİHİ : 09.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1989 yılında zorunlu göç ile …’dan Türkiye’ye göç ettiğini, 1990 yılında Devlet Bakanlığının başlattığı bir proje sonucu 27.9.1991 yılında T.C. … Bankasına 2.500.000 TL değerinde katkı payını yatırdığını, ancak tüm başvuru sahiplerinin konut ihtiyacının sağlanamadığını, kendisine de konut tahsis edilmediği gibi, yatırmış olduğu paranın da iade edilmediğini, 1991 yılında yatırılan para ile o tarihte arsa veya hazine bonusu almış olsaydı bugünkü değerinin 9-10.000 YTL civarında olacağını, yine zamanında konutun teslim edilmemiş olması nedeniyle kira gelirinden de mahrum kaldığını, sonuç olarak müspet, menfi ve munzam zararlarının bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, tüm alacaklarına mahsuben şimdilik 5.100 YTL’nin faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kesin süreye rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın kesin mehilden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların bazı usuli işlemleri belli bir süre içinde yapmaları için hakimin bir tarafa kesin mehil verebileceği HUMK.’nun 163. maddesinde düzenlenmiştir. Kesin mehil, davanın en az masrafla ve sürüncemede bırakılmadan bir an evvel sonuçlanmasını temin için hakime tanınan yasal takdir yetkisidir. Ancak kesin mehil verilen işlemin yapılmaması bir hakkın ortadan kalkması sonucunu doğurduğundan bu konudaki kararın yasaya uygun olması zorunludur. Aksi takdirde kesin mehle uymama, hukuki sonuç doğurmaz. Dava konusu olayda 2006/15953-2007/5033
mahkemece, aynı mahiyetteki Ankara 22.Asliye Hukuk Mahkemesinde bulunan davada yapılan bilirkişi incelemesi ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin kararına göre davacı durumundaki … göçmeni vatandaşların yatırdıkları miktar ile ilgili istek kalemlerinden, yatırılan miktarın dava tarihindeki alım gücünün hesaplanması gerektiğinden bahisle, bu yönde araştırılma yapılması bakımından 12.4.2006 tarihli celsede bilirkişi incelemesine karar verilerek bilirkişiler için 125 YTL’den 375 YTL ücretin yatırılması için davacı vekiline mehil verildiği, ücret yatırılmadığından 31.5.2006 tarihli celsede 20 günlük kesin sürede ücretin yatırılmaması halinde bilirkişi incelemesi talebinden vazgeçilmiş sayılacağının ihtar edildiği halde davacının bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle davanın kesin mehilden reddine karar verilmişse de, ödenen paranın dava tarihindeki alım gücü karşılığının hesaplanması için iktisatçı … bir bilirkişiden alınacak rapor yeterli olup, inşaat mühendisi ve hukukçu bilirkişilerden de görüş alınması gerekli değildir. Bu nedenle mahkemenin kabulüne ve dava konusu olaya göre davada … bir bilirkişi için ücret yatırılması yeterli olduğundan, mahkemece üç bilirkişi ücretinin yatırılması için verilen kesin mehle riayetsizlikten dolayı davanın reddedilmiş olması, az yukarda açıklanan kesin mehlin, davanın en az masrafla ve sürüncemede bırakılmadan sonuçlanmasını temin amacına aykırıdır. Kaldı ki yargılama sırasında yürürlüğe giren 5543 sayılı kanun ile bu konuda … düzenleme yapıldığı, ancak anılan yasanın iptali istemi ile Anayasa Mahkemesine başvurulduğu ve yürütmeyi durdurma kararı verildiği anlaşıldığından, mahkemece bu davanın bekletici mesele yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 9.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.