Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/16518 E. 2007/2977 K. 06.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16518
KARAR NO : 2007/2977
KARAR TARİHİ : 06.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin, bedeli ödenmiş olduğu halde elinde bulundurduğu 10.8.2000 vade tarih ve 1.700.000.000 TL bedelli bonoyu diğer davalı … …’ya ciro ettiğini, belirterek söz konusu senetten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitini, %40’ten az olmamak üzere tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı şirket davanın reddini dilemiş, … … davaya karşı cevap vermemiştir.
Mahkemece, söz konusu senedin bulunamadığı ve böylelikle davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, yagılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, 400,00 YTl vekalet ücretinin, davacıdan tahsiline ve vekille temsil edilmiş olan davalı şirkete verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalılardan … Avukatlarınca, davacıya,10.5.2001 tarihli yazı gönderilerek, davalı şirket tarafından ciro edilmiş bono nedeniyle alacak isteminde bulunmuş, davacı, davalı şirkete bono vermediğini, borcu olmadığını … sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı …, davalı şirketten ciro yoluyla aldığı bono nedeniyle davacıdan istemde bulunduğuna göre, davacının, menfi tespit davası açmada hukuki yararı olduğunun kabulü gerekir. Davalıların, davanın açılmasına sebebiyet verdikleri
2006/16518-2007/2977
kuşkusuzdur. Bu durumda, yargılama giderleri ve buna dahil olan vekalet ücretinden davalılar sorumludur. Davalıların sorumlu tutulmaları ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde, bu yapılmayarak yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulması, vekille temsil edilmiş davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmeyip, davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi kabule göre davanın konusu kalmadığına göre, karar vermesine yer olmadığı, yolunda hüküm kurulması gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde davanın reddine kara verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 6.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.