Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/1655 E. 2006/5180 K. 06.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1655
KARAR NO : 2006/5180
KARAR TARİHİ : 06.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, 3.11.2003 tarihinde 70.000.000.000 TL’yi banka havalesi ile davalıya borç olarak gönderdiğini, davalının borç olarak aldığı parayı iade etmediğini yapılan takibede itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında ticari ortaklık bulunduğunu. Havale ile gönderilen paranın bu ortaklığa davacının ödemesi gereken sermaye payına mahsuben gönderildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının borç verdiği iddiasını yazılı delille ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıya banka havalesi ile gönderdiği 70.000.000.000 TL paranın ödünç olarak gönderildiğini iddia ederek karz hukuki ilişkisine dayanmıştır. Davalı ise gönderilen paranın kendisine ödünç verilmediğini, aralarındaki ticari ortaklık nedeniyle verilen sermaye payı olduğunu bildirerek gerekçeli inkarda bulunmuştur. Bu durumda davacının davalıya gönderdiği paranın ödünç olduğunu yasal delillerle ispat etmesi gerekir. Davacının iddiasını ispat için dayandığı, davalıya yaptığı ödemeyi gösteren banka dekontunda paranın borç olarak verildiğine dair bir açıklama bulunmamaktadır. Havale kural olarak bir ödeme vasıtası olup bir miktar paranın ödenmesi veya olayda olduğu gibi banka havalesi ile gönderilmesi, mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olduğunu gösterip gönderilen paranın ödünç olduğunu ispata yeterli değildir. Davacının başka yazılı delili de yoktur. Olayda miktar itibari ve davalının muvafakatı olmadığından HUMK.nun 292 ve devamı maddeleri hükümlerine göre tanık dinlenemez. Ne var ki davacı dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmıştır. Öyleyse mahkemece davacıya, karşı tarafa yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılacak bunun sonucuna uygun hüküm kurulması gerekirken, yazılı nedenlerle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.