Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/16610 E. 2007/6039 K. 02.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16610
KARAR NO : 2007/6039
KARAR TARİHİ : 02.05.2007

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … Hastanesi’nin işleticisi olduğunu, … Kanser Merkezi Ltd. Şti’nin DVI’den kiraladığı cihazların hastanede kullanmak üzere sözleşme yaptıklarını, üçlü sözleşmeye yer sahibi olarak katıldığını, … 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin tespit raporu ile belirlenen bilirkişi raporunda 1.262.370 Dolar harcama ve masraf yaptığını, kiralayan firmaya 500.000 Dolar kira bedeli ödediğini, davalıların sözleşmeye uymadıklarından zarara uğradığını ileri sürerek, 1.262.370 Dolar’in yasal faizi ile birlikte davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazıların dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının davalılardan …. aleyhine açılan dava yönünden tüm temyiz itirazlarının reddi ile diğer davalı … Kanser Merkezi yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında imzalanmış bulunan ve davalı … Kanser Merkezi tarafından imzası inkar edilmeyen 1.1.1998 başlama tarihli ve 15 yıl süreli ortaklık anlaşması ile tarafların … Kanser Merkezi’nden elde edilecek kazancın %50 şer oranında yarı yarıya paylaştırılacağı hükmü yer almaktadır. Bu açık kararlaştırma gereğince taraflar arasında Borçlar Kanununun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir adi ortaklık ilişkisinin meydana geldiğinin kabulü gerekir.
Ortaklığa konu cihazların bulunduğu yerlerden sökülerek satılmak istenilmiş olmakla davacı, bu dava ile de ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesini istemiş olup, mahkemece ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesi, tasfiyenin de bizzat yaptırılması gereklidir. Ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir. BK. nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı olan ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunduğu taktirde tasfiyenin bu sözleşmedeki hükümlere göre yapılması asıldır. Böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise tasfiyenin bu defa BK.nun 539. maddesindeki sıra takip edilerek yapılması gereklidir. Açıklanan bu hukuki olgular karşısında öncelikle ortaklığın sona erdiği tarih itibarıyla aktif ve pasif mal varlığı belirlenmeli, ortaklığı yöneten ve idareci ortak olan davalıdan ortaklık hesabını gösterir hesap istenilmeli, verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde taraflardan delilleri sorularak toplanmalı, bu şekilde belirlenen mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği taraflardan sorulmalı, tasfiyede anlaştıkları takdırde ona göre karar verilmelidir. Taraflar tasfiye konusunda anlaşmadıkları takdirde, mahkeme tayin edeceği tasfiye memuru marifetiyle tespit edilen ortaklık mallar mevcut olanların satılmasına şayet bu mallar mevcut değilse değerleri bilirkişi marifetiyle belirlenip, elde edilen gelirden veya malların belirlenen değerlerinden öncelikle ortaklığın borçları ödendikten sonra kalan kısmın taraflar arasında paylaştırılmasına karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bent gereğince, davacının davalılardan … alayhine açılan dava yönünden tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle, davacının davalılardan … Kanser Merkezi’ne karşı açmış olduğu dava yönünden, temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 2.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.