Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/16682 E. 2007/5351 K. 16.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16682
KARAR NO : 2007/5351
KARAR TARİHİ : 16.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalın tahakkuk eden su/KSUB bedelini ödemediği gibi, icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, 1994 yılında işe başladığını, tanker suyu kullandığını, 1996 yılından bu yana çoğu zaman işyerinin gayri faal olduğunu, fahiş KSUB tahakkuku yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle, itirazın iptaline, icra takibinin devamına, asıl alacak olan 2.101.168.000 TL.na icra takip tarihinden itibaren aylık %6 gecikme cezası uygulanmasına alacağın %40.ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda KSUB bedelinin 2.101.168.000 Tl. olduğu, icra takip tarihine kadar gecikme zammıyla birlikte toplam tutarın 4.633.770.000 Tl. olduğu belirtilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki bilirkişi raporu her hangi bir ayrıntı içermeyen, alacağın nasıl oluştuğunu belirtmeyen , soyut belirlemelere dayalıdır. Bu haliyle bilirkişi raporunun hükme esas alınması olanaklı değildir. Mahkemece alacağın nasıl oluştuğu, faizin başlangıç ve bitiş tarihleri hesaplamaya esas faturalar gösterilmek
suretiyle bilirkişiden … rapor alınarak hasıl alacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Davalının KSUB abonesi olduğu dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden anlaşılmakta ise de, davalının ödenmeyen fatura bedellerinden aylık %6 gecikme zammı ile birlikte sorumlu olacağına dair bir kararlaştırma bulunmamaktadır. Bu itibarla davacı ancak faiz talep etme hakkına sahiptir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek gerek icra takip tarihinden önceki dönem için ve gerekse icra takip tarihinden sonrası için fatura bedellerine aylık %6 gecikme cezası uygulamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4-Davalı savunmasında 1996 yılından sonra zaman zaman işletmenin çalışmadığını bildirmiştir. Dosyada bulunun ve davacı elemanlarınca düzenlenen 31.3.1996, 23.6.1997, 7.5.1998, 3.10.2001 tarihli tutanaklarda davalıya ait işletmenin gayri faal olduğu, kısmen çalıştığı belirlenmiştir. Davacı tarafından düzenlenen bu tutanaklarda işletmenin zaman zaman çalışmadığı belirlendiğine göre,davalının bu savunması üzerinde durularak, davalıya ait işletmenin çalışmadığı zamanlara ait davalı delilleri toplamalı, davacıdan var ise buna karşı delilleri alınmalı, gerekirse bu hususta bilirkişiden de rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir … verilmelidir. Mahakemece değinilen bu husus gözardı edilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
5-Davacı, bu davada icra inkar tazminatı da istemiş olup, mahkemece hükmedilen tüm alacak için icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir. Oysaki, davalının itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde sadece hükmedilen asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yönünde gözardı edilerek tüm alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2,3,4,5. bentlerde belirtilen nedenlerle de temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.