YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16685
KARAR NO : 2007/5353
KARAR TARİHİ : 16.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı fazla istemin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıya 18.000 dolar borç para verdiğini, sözleşme uyarınca davalının bu borcun tamamını 15.3.1996 tarihinde ödemesinin kararlaştırıldığını, ancak vadenin 15.6.1996 tarihine uzatıldığını, davalının borcu ödemediği gibi icra takibinde 674.500.000 TL’na itiraz ettiğini , bu miktarın icra takip tarihindeki karşılığının 7.100 dolar olduğunu ileri sürerek 7.100 doların 15.6.1996 tarihinden itibaren sözleşmede karalaştırılan % 6 faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıya olan borcunu faizleriyle birlikte icra dosyasına ödediğini, davacıya dolar olarak borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle 7.100 doların 15.6.1996 tarihinden itibaren %6 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının 16.2.1996 tarihli borç senedi başlıklı belgeye dayanarak davalı aleyhinde 21.10.1996 tarihinde icra takibinde bulunduğu, davalının 10.900 dolar karşılığı 1.035.000.000 TL’nı kabul ederek bakiye kısma itiraz ettiği ve akabinde davacının eldeki alacak davasını açtığı anlaşılmaktadır. Davacı icra takibinde bulunurken 18.000 doları icra takip tarihindeki kurdan TL’na çevirerek 1.710.000.000 TL asıl alacak, bakiyesi de işlemiş faiz olarak toplam 2.120.000.000 TL talep etmiştir. Bu durumda davacının 2006/16685-2007/5353
dolar cinsinden olan alacağını TL’na çevirdiğinin ve bu hususla bağlı olduğunun kabulü zorunludur. Davalı icra takibinde 1.035.000.000 TL’nı kabul ettiğine göre, 18.000 doların icra takip tarihinde TL karşılığı olan 1.035.000.000 TL’nın mahsubu sonucu kalan 675.000.000 TL’dan davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 16.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.