Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/2150 E. 2006/6879 K. 01.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2150
KARAR NO : 2006/6879
KARAR TARİHİ : 01.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, asgari ücret artışlarından doğan asgari ücret farklarına ait sigorta prim alacağının tahsiline yönelik olarak açtığı davada mahkemece kabul kararı verildiğini, önceki davada alacaklarının 39.933.933.713 TL olduğunun belirlendiğini ve o davada fazlaya dair hakları saklı tutarak 3.000.000.000 TL talep ettiklerini ileri sürerek 36.933.933.713 TL’nın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizleriyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, önceki davanın kararının henüz kesinleşmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 36.933.933.713 TL’nın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dosya arasında bulunan İzmir 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/695 E sayılı dava dosyasının incelenmesinde davacı şirketin fazlaya dair haklarını saklı tutarak 3.000.000.000 TL’nın tahsilini istediği mahkemece davacı alacağının 39.933.933.713 TL olduğu kabul edilerek ve taleple bağlı kalınarak 3.000.000.000 TL’nın tahsiline ve dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği ve kararı sadece davalı idarenin temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Anılan dava dosyasında mahkemece faiz başlangıcı dava tarihi olarak kabul edilmiş, davacıda bu hususu temyiz etmemek suretiyle benimsenmiştir. Bu itibarla bu hususun davalı lehine kazanılmış usulü hak oluşturduğunun kabulünde duraksama bulunmamalıdır.
Hal böyle olunca, davacının eldeki davada talep ettiği miktara eldeki davanın açıldığı tarihten itibaren yasal faiz uygulanması gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince mahkeme kararının hüküm bölümünün birinci bendinde yer … “ödeme tarihinden” sözlerinin çıkarılarak yerine aynen “dava tarihi olan 28.12.2004 tarihinden”söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 1.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.