YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2509
KARAR NO : 2006/6155
KARAR TARİHİ : 18.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı …’dan 14.05.2000 tarihinde 198 parsel sayılı taşınmazın 3. kat 9 numaralı dairesini 7.000.000.000 TL’ye satın aldığını, satışı yapılan dairenin 26.05.2000 tarihinde tapudan ferağının diğer davalı tarafından verildiğini ancak dava tarihine kadar inşaatın tamamlanıp teslim edilmediğini, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/419 esas,2002/469 karar sayılı ilamı ile 13.4.2001 tarihine kadarki 557.000.000 TL kira tazminatının ödenmesine karar verildiğini; 13.04.2001 tarihinden yasal faiziyle 1.638.000.000 TL kira alacağı ile 7.000.000.000 TL eksik işler bedeli ve 2000 yılı Ağustos ayında teslim edilmemesi nedeniyle 1.500.000.000 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar davacının ödemesi gereken bedeli ödemediğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı …’nın müteahhit satıcı olduğu diğer davalının da tapuda ferağ vermekle satışın geçerli ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise ara kararı ile davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı tarafça temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 18.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.