YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2556
KARAR NO : 2006/6114
KARAR TARİHİ : 18.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının “Mangal Müzikhol” adlı işyerindeki %25 hissesini kendisine sattığını, aralarında yaptıkları sözleşme gereğince 12.500.000.000 Tl. ödediğini, işyerinin işletme ruhsatı bulunmadığı gibi vergi kaydının da üçüncü şahıs adına olduğunu sözleşme sırasında davalının tüm bunları kendisinden hile ile sakladığını ileri sürerek ödediği 12.500.000.000 Tl.nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya konu işyerinin işletme ruhsatının dava dışı … Tel adına olduğunu, … Tel’den aldığı %25 hisseyi davacıya sattığını, işletmenin diğer hissedarı … Tel’inde bundan haberdar olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenmiş bulunan sözleşmenin geçersiz olduğunu, davaya sonu işyerinin davalı ile ilgisinin bulunmadığı bu hususları davacının sonradan öğrendiği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan tarihsiz sözleşmede davaya konu işyerinin %25 hissesinin 12.500.000.000 Tl. bedelle davacıya 24.8.2003 tarihinde devredileceği öngörülmüş olup bu tarihte davacının teslim aldığı, bundan sonra anılan işyerinin su borcunun taksitlendirilmesi amacıyla davacının dava dışı … ile 15.12.2003 gününde sözleşme imzaladığı, borçları davacının taksitler halinde ödediği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı gibi bu konularda taraflar arasında ihtilaf da yoktur. İhtilaf, davada dayanılan sözleşmenin geçerli olup olmadığı ve bu sözleşmenin hile ile imzalatılıp imzalatılmadığı noktasında toplanmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki davaya konu işyeri, Ticaret kanununda öngörülen ve ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ticaret şirketi olmayıp, işyeri niteliğindeki bu yerdeki adi ortaklık şeklindeki hissesini davalı anılan sözleşme ile davacıya satıp 24.8.2003 tarihinde teslim etmiş, davacı da bu sözleşmenin düzenlenmesinden uzunca bir süre 15.12.2003 tarihinde işyerinin su borcunun taksitlendirilmesi yönünden dava dışı … ile sözleşme imzalamak ve taksit borçlarını ödemek suretiyle sözleşmeyi benimsemiştir. Dinlenen tanık beyanlarından ve dosya kapsamından davacının hile iddiasını da ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca taraflar arasında adi ortaklıktaki hisse devrine ilişkin olarak yapılan sözleşme geçerli olup, tarafları bağlayacağından ve davacının hile ve dolandırıcılık yönündeki iddialarını ispat edemediği de dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.