Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/267 E. 2006/5283 K. 10.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/267
KARAR NO : 2006/5283
KARAR TARİHİ : 10.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, kendisin ait 23 … 263 plakalı aracı ile 3.000.000.000 TL nakit parayı davalıya verdiğini, davalının da bankadan alınan araç kredisinin aylık taksitlerinden 147.000.000 TL’nı 36 … süresince ödemeyi kabul ettiğini, davalının teslim aldığı aracın devrini almaktan kaçındığı gibi, bankaya ödemesi gereken paraları da ödemediğini,aracın devrini almaktan kaçınan davalının sözleşmeye göre 800.000.000 TL cezai şarttan da sorumlu olduğunu, ayrıca davalının kendisi aleyhine ilamsız takip yaptığını, oysaki icra dosyasına dayanak borcu bulunmadığını, davalının dava tarihinde sonra bankaya ödemesi gereken aylık taksitlerinde muaccel hale geldiğini ileri sürerek, icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tesbitini, davalı yerini kendisinin ödediği 2.940.000.000 TL banka taksiti ile davalının ödemesi gereken bakiye 2.352.000.000 TL banka taksiti ve 800.000.000 TL cezai şartın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece menfi tesbit talebi ile cezai şart talebi ve muaccel olmayan banka taksitlerinin 2.352.000.000 TL’lık talebin reddine, 2.940.000.000 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesin; davalı 31.8.2000 tarihli adi icra takibiyle elden verilen borç parayı dayanak göstererek 500.000.000 TL’nın davacıdan tahsilini istemiştir. Davacı … 31.8.2000 tarihinde icra müdürlüğüne müracaat ederek borca ve imzaya itirazı olmadığını, borcun kendisine ait olduğunu beyan ederek borcu kabullenmiştir.
Ne varki davacının bu beyanı icra baskısı altında yapıldığı için davacıyı bağlayıcı bağlayıcı mahiyette değildi. Menfi tesbit davalarında alacaklının alacağının yasal delillerle ispat etmesi zorunludur. Davalı icra dosyasında elden verilen borç parayı dayanak gösterip talepte bulunmuş olup, davalı davacıdan alacaklı olduğunu yasal delillerle ispat edememiştir. Bu itibarla davacının icra takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu istemin reddine karar verilmiş olması usu ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacının 8.4.2000 tarihli adi yazılı sözleşme ile kendisine ait aracı 2.100.000.000 TL’na davalıya sattığı, 3.5.2000 tarihli adi yazılı sözleşme ile de davalının, bankadan alınan kredinin aylık taksitlerinden 147.000.000 TL’nın 36 … süresince bankaya ödemeyi üstlendiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekirki 8.4.2000 tarihli sözleşme resmi şekilde yapılmadığı için 2918 sayılı yasanın 20/d maddesi uyarınca geçersiz olup taraflar bu geçersiz sözleşme ile aldıklarını aynı anda birbirlerine iade ile mükelleftirler. Dosya kapsamında davalının, davacıdan aldığı araca karşılık, davacının bankadan çektiği kredinin aylık taksitlerinden 147.000.000 TL’nı 36 … süresince ödemeyi üstlendiği anlaşılmaktadır. Ne varki 2000/1731 sayılı icra talep dosyası kapsamından aracın 28.1.2002 tarihinde davacı …’ a teslim edildiği anlaşıldığı gibi davacı tarafın 11.7.2002 tarihli dilekçesinde de aracın kendisinde bulunduğunu bildirdiği görülmüştür. Bu itibarla davaya konu olan 23 … 263 plakalı aracın halen davacı elinde bulunduğu anlaşılmaktadır. 23 … 263 plakalı araç halen davacı taraf yedinde bulunduğu ve davalı adına trafikte tescil edilmediği için davacıda 3.5.2000 tarihli sözleşmeye dayanarak herhangi bir hak talebinde bulunamaz. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davacının 3.5.2000 tarihli sözleşmeye dayalı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usül ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan hükmün (2)numaralı bent uyarınca davacı, (3) numaralı bent uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 10.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.