Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/2671 E. 2006/6864 K. 01.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2671
KARAR NO : 2006/6864
KARAR TARİHİ : 01.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 1.9.1997 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiralamış olduğu davalıya ait mecuru 5.8.2004 tarihinde tahliye ettiğini, hiçbir kira borcu bulunmadığı halde davalı tarafından 2003 yılı eylül,ekim,kasım,aralık ve 2004 yılı ocak, şubat, mart, nisan aylarına ilişkin kira bedellerinin ödenmediğinden bahisle takip başlatıldığını ileri sürerek, icra tehdidi altında mükerrer kira bedeli olarak ödemek zorunda kaldığı 4.000.000.000 TL’nin istirdatı ile 6.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı kiracının, takip konusu aylara ilişkin kira bedellerini ödemediğini, açmış olduğu tahliye davası sonunda kiralanandan tahliyesine karar verildiğini, 2.12.2004 tarihli ibraname ile de davacının dava ve icra takibi nedeniyle kendisini ibra ettiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu gereğince davacının kira bedeli olarak fazladan … olduğu 1.694.907.100 TL’nin ödeme tarihi olan 2.12.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, tüm kira bedellerini ödediği halde davalı tarafından bazı aylara ilişkin kira bedellerinin ödenmediği iddiasıyla başlatılan icra takibi sonunda icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 4.000.000.000 TL ile manevi tazminat olarak da 6.000.000.000 TL’nın tahsilini talep etmiş, davalı ise icra takibi sonrasında yapılan ödeme nedeniyle davacının kendisini 2.12.2004 tarihli ibraname ile ibra ettiğini, aralarındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderildiğini savunmuştur.
Davalının delil olarak ibraz etmiş olduğu dosyada mevcut olan 2.12.2004 tarihli “İbraname” başlıklı belgede “… 17. İcra Müdürlüğünün 2004/1707 E. sayılı takip dosyası ve … 11.Sulh Hukuk Mahkemesine ait 2004/528 E. sayılı dosyayla ilgili olarak 10.8.2004 keşide tarihli 3.758.000.000 TL bedelli çeki aldık. Söz konusu dosyalardan dolayı hiçbir hak ve alacağımızın olmadığını, gerek alacaklı … ’ı gerekse vekillerini kayıtsız şartsız ibra ettiğimizi kabul ve beyan ederiz.” hükmü bulunmakta olup, belge davacı “… adına hareket eden” açıklaması ile … tarafından imzalanmıştır. Davacının adı geçen belge ile ilgili herhangi bir beyanı bulunmadığı gibi, mahkemece de davacıdan, davalının savunmasında dayanmış olduğu bu belgeyi kabul edip etmediği, belgeyi kendisi adına imzalayan … ’in kendisinin vekili olup olmadığı sorulmamış, bu konuda bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. O halde mahkemece öncelikle davalının savunmasında bildirmiş olduğu ibranameye karşı davacıdan diyecekleri sorulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2.bent gereğince bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 1.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.