YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/271
KARAR NO : 2006/5448
KARAR TARİHİ : 12.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı (karşı davalı) avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, (birleşen davanın davalısı) davalıya dönümü 910.000.000 TL.den 17.860.000.000 TL.ye … satıp 7.500.000.000 Tl. kaparo aldığını, zorunlu nedenlerle karpuza bakılamadığı için verim düşüklüğüne neden olduğunu bundan doğan zarar ile kaparo mahsup edilerek kalan 5.002.000.000 Tl.nın yasal faizi ile davalıdan tahsiline, aleyhine açılan ceza-i şart ve zarara ilişkin davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, (birleşen davanın davacısı) davacının sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediği için karpuzda meydana gelen verim düşüklüğünden 5.076.000.000 Tl. zararı, ve 7.500.000.000 Tl. ceza-i şart alacağı olduğunu belirtip tespit gideri de dahil edilerek 12.657.000.000 Tl.nın tahsilini istemiş, 31.5.2005 tarihli celsede ise 7.500.000.000 Tl. cezai şartın tahsilini, aleyhine açılan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, … tarafından açılan asıl davanın kabulü ile 5.002.000.000 Tl. nın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, … Defiset tarafından açılan birleşen davanın kısmen kabulü ile 7.500.000.000 TL. cezai şartın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, asıl davanın davacısı (birleşen davanın davalısı) … tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 12.4.2002 tarihli … satış sözleşmesi ile davacıya (satıcı) ait tarladaki karpuzun kaldırılmasına kadar her türlü bakımının satıcı tarafından yapılması … ile dönümü 9.400.000 TL.den 17.860.000.000 Tl.ye davalıya satıldığı, satıcının bakım yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde kaporonın bir … ceza-i şart ödenmesinin kararlaştırıldığı, satıcının bakım yükümlülüğünü yerine getirmediği, alıcının satıcıya 7.500.000.000 Tl. kaparo ödediği, alıcının ihtiyati tedbir kararı alarak tarladaki tüm karpuzları teslim aldığı dosya içerisinden anlaşıldığı gibi bu hususlar taraflarında kabulündedir. Bk. 158. maddesi “Akdin icra edilmemesi veya natamam olarak icrası halinde tediye edilmek üzere cezai şart kabul edilmiş ise hilafına mukavele olmadıkça alacaklı, ancak ya akdin icrasını veya cezanın tediyesini isteyebilir.
Akdin muayyen zamanda veya meşrut mahalde icra edilmemesi halinde tediye olunmak üzere cezai şart kabul edilmiş ise, alacaklı hem akdin icrasını, hem meşrut cezanın tediyesini talep edebilir. Meğerki alacaklı bu hakkından sarahatan feragat etmiş veya kayıt dermeyan etmeksizin edayı kabul eylemiş olsun” Düzenlemesini getirmiştir.
Bu yasal düzenleme doğrultusunda; BK.158/1 maddesinde öngörülen seçimlik şartta alacaklı ya borcun ifasını, ya da ceza-i şartın ifasını isteyebilir. İkisini bir arada talep etmesi mümkün değildir. Ancak BK. 158/2 maddesi gereğince taraflar aksini kararlaştırarak akdin ifası ile birlikte cezai şart ödenmesi de kabul edebilirler. Sözleşmedeki “şartlar ne olursa olsun kalan para ödenmeden … kırılmayacaktır. Cayma anında verilen kaparo yanacaktır. Bakımında her hangi bir kusur olduğunda verilen kaparonın bir … ceza alıcıya ödenecektir” şeklinde ki kararlaştırma BK. 158/1 maddesinde düzenlenen seçimlik cezai şart niteliğindedir. Bu nedenle alacaklı sözleşmeye aykırılık halinde ya cezai şartı ya da akdin ifasını isteyebilir. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/6 değişik … sayılı dosya içeriğine göre alıcı satışa konu karpuzların ihtiyati tedbir yoluyla kendisine teslimini istemesi üzerine ihtiyati tedbir kararı verilip 30.5.2002 tarihinde karpuzlar alıcıya teslim edilmiştir. Diğer bir deyişle alıcı akdin ifasını tercih etmiştir. Bu aşamadan sonra alıcının cezai şart talep etmesi mümkün olmadığı gibi sözleşmedeki cezai şart ifaya eklenen cezai şart olarak kabul edilse dahi alıcı karpuzları ihtirazı kayıt dermeyan etmeden teslim aldığı için cezai şart talebinin reddi gerekirken kabulü doğru değildir. Öte yandan BK. 161/son maddesi gereğince hakim fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükellef olduğu halde bu husus üzerinde durulmamış olması da kabul şekli bakımından isabetli değildir. Mahkemece açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı birleşen davanın davalısı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.