Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/3049 E. 2006/6266 K. 20.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3049
KARAR NO : 2006/6266
KARAR TARİHİ : 20.04.2006

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalının borçlu olarak imzaladığı 8.11.2003 vadeli ve 31.560.000.000 TL bedelli senedi, kendisinin de kefil olarak imzalaması nedeniyle dava dışı alacaklıya ödemek zorunda kaldığını, ödediği miktarın tahsili için başlattığı icra takibine davalının kısmen itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu senedi davacının kefil olarak değil, borçlu olarak imzaladığını, senet bedeli ödenmiş ise ancak yarısından kendisinin sorumlu olacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının senedi kefil olarak imzaladığının ve davalının ödenen borç için ödeme tarihinden itibaren faiz ödemesi gerektiğinin kabulü ile itiraza uğrayan 15.780.000.000 TL asıl alacak ve 1.944.614.795 TL faiz alacağı yönünden itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğine, asıl alacak üzerinden %40 tazminata, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalının borçlusu bulunduğu 8.11.2003 vadeli senedi kefil sıfatıyla alacaklıya ödediğini ileri sürerek ödediği bedelin işlemiş faizi ile tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiş olup dosyaya sunulan alacaklı tarafından düzenlenen belgede senet bedelinin 10.11.2003 tarihinde tahsil edildiği yazılıdır. Mahkemenin de gerekçesinde kabul ettiği gibi davacı ödediği miktara ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesini isteyebilir. Ancak mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu olan 15.780.000.000 TL asıl alacağın, davacı tarafından başlatılan ilk icra takip tarihi olan 21.6.2004 tarihinden eldeki itirazın iptali davasına dayanak teşkil eden ikinci icra takip tarihi olan 19.8.2004 tarihi arasındaki dönem için yasal faiz hesabı yapılarak bulunan 1.944.614.795 TL üzerinden hüküm kurulmuştur. O halde mahkemece borcun ödendiği 10.11.2003 tarihi ile takip tarihi olan 19.8.2004 tarihi arasındaki dönem için itiraza uğrayan 15.780.000.000 TL üzerinden yasal faiz hesabı yaptırılarak bulunacak faiz miktarı için de itirazın iptaline karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik faiz miktarına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyize konu kararın BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 20.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.