YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3430
KARAR NO : 2006/7028
KARAR TARİHİ : 03.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile aralarında olan ticari ilişki nedeniyle kendisine teminat olarak boş senet verdiğini, davalıya olan borcunu ödediği halde bonunun 10.000.000.000 TL olarak doldurulup icraya konulduğunu belirterek borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının iddiasının, HUMK 290 maddesi gereğince yazılı belge ile ispat edemediği teklif edilen yeminin bono lehtarı tarafından eda edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, lehtarı …, keşidecisi … olan 15.02.2002 vadeli 10.000.000.000 TL bedelli bononun teminat olarak verilip verilmediği konusundadır. Kural olarak senet borçlusu senedin teminat senedi olduğunu yasal delillerle kanıtlamalıdır. Uyuşmazlığın miktarına göre karşı tarafın açık bir muvafakatı olmadıkça tanık dinlenemez ve dinlenen tanık ifadelerine dayanılarak karar verilemez. Ne var ki davacı senedin teminat olarak verildiğine dair … Pazarlama başlığı taşıyan taksit ödeme belgesine dayanmıştır. Davalı (alacaklı) 30.04.2003 tarihli celsede bu belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiştir. Sözkonusu belgede davalı alacaklıya borcuna karşılık açık senet verildiği yazılıdır. Bu belge içeriği ile davalının borca karşılık açık senet aldığı sabit olduğuna göre davalı icra takibine ve bu davaya konu senedin kendisine teminat olarak verilen açık senet olmadığını, davacı imzasını içeren açık bir senedi ibraz suretiyle kanıtlayabilir.
Davalı halen elinde açık bir senet bulunduğunu iddia ve kanıtlayamamıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda dava konusu senedin teminat senedi olduğunun kabülü gerekir. Davacı senedin teminat senedi olduğu iddiasını kanıtlamıştır, ispat yükü kendisine düşmediği halde mahkemenin hatırlatması üzerine davacının davalıya yemin teklif etmesi ve davalının da yemini eda etmesi hukuki sonuç doğurmaz. Kaldı ki senette ihdas nedeni “nakten” olduğu halde davalı senedin verilen mal karşılığı olduğuna yemin ederek ihdas nedenini talil ederek ispat yükünü ters çevirmiştir. Bu durumda mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları ile tüm delillerini toplayıp davalının mal tesliminden ne kadar alacaklı olduğu davacının ne miktar ödeme yaptığı senedin karşılıksız kalıp kalmadığı saptanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.