YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3464
KARAR NO : 2008/3997
KARAR TARİHİ : 24.03.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1981 yılından itibaren davalı şirkete hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti verdiğini, 1989 yılı ocak-temmuz ayları arasında 27.000.000 TL, 2001 yılında 10.000.000.000 TL, 1997 yılı dahil 2002 yılı sonuna kadar avans niteliğinde olmak üzere toplam 40.190.911.713 TL ve 1997 yılında da 50.000 Dolar ödeme yapıldığını, yazılı avukatlık ücret sözleşmesinin bulunmadığını, davalı şirketten 450.000 Dolar daha vekalet ücreti alacağı bulunduğu konusunda davalı ile karşılıklı mutabakata varılmasına rağmen, şirketin ekonomik durumunun iyi olmaması nedeniyle ödemenin ertelendiğini, Avukatlık Kaununun 164. maddesi gereğince ücret anlaşmazlığının çıktığı tarih olan 27.6.2003 tarihi itibariyle Dolar üzerinden açılan davaların değerinin 8.150.973.449.850 TL, Türk Lirası üzerinden açılan davaların değerinin ise 40.706.882.198.398 TL olduğunu, bu miktarların %5’i ile %15’i arasındaki oranlar üzerinden hesaplanacak olan vekalet ücretlerinin ödetilmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 75.000.000.000 TL ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiş, 12.4.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 889.100.500.000 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı, vekalet ücreti alacakları için söz konusu olan beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığını, bu durumda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin uygulanması gerektiğini savunarak, davanın gerek zamanaşımı gerekse esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacı tarafından takip edilen davaların değerleri üzerinden, 1136 sayılı kanunun 5043 sayılı yasa ile değişik 164/4. maddesi gereğince resen yapılan hesaplamaya göre, davalılardan Meksan Makine Ticaret A.Ş. yönünden 782.000.000.000 TL, Salih Mesudiyeli yönünden ise, 30.340,00 YTL vekalet ücreti alacağının 4.8.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 73.760,50 YTL vekalet ücretinin ise 4.8.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalıların vekili sıfatıyla takip etmiş olduğu davalar nedeniyle ödenmeyen vekalet ücreti alacaklarının tahsili için eldeki davayı açmışsa da, iflas halindeki Meksan Makine San. Ve Tic.A.Ş. vekili tarafından … 5. Asliye Hukuk Mahkemesine 19.3.2007 tarihinde ibraz edilen, aynı tarihte de Dairemize gönderilen dilekçe ve ekleri gereğince, davalı şirket hakkında … 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/833 E. ve 2006/656 K. sayılı dosyası ile 7.12.2006 tarihinde iflas kararı verildiği anlaşılmaktadır. İİK’nun 194. maddesinde düzenlenen “müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.” Hükmü gereğince İflasın açılması, iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bilumum hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar durdurur. Bu hükmün amacı, iflasın açılması ile tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan müflisin, davacı veya davalı olarak taraf bulunduğu davaları devam ettirmekte menfaati olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır. İflas idaresinin, davayı takip yetkisini kullanıp kullanmayacağına karar verebilmesi için de öncelikle iflas organlarının teşekkül etmesi ve daha sonra da her dava hakkında araştırma ve inceleme yapması zorunludur. İşte bu nedenle İİK.nun 194. maddesi gereğince iflasın açılması ile hukuk davalarının belli bir süre için durması kabul edilmiştir. O halde davalı şirketin iflasına karar verilmiş olması karşısında mahkemece bir ara kararı ile davanın, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekli olup, anılan yasa hükmüne göre işlem yapılmak üzere hükmün bozulmasına
karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 550 YTL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, 24.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.