Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/3787 E. 2006/7309 K. 08.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3787
KARAR NO : 2006/7309
KARAR TARİHİ : 08.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava konusu aracı 30.10.2003 tarihli kati satış sözleşmesi ile davalıdan satın alıp bedelini ödediğini, aracı adına tescil ettirdiğini, ancak birkaç … önce emniyet müdürlüğünden aracın suça karıştığının söylendiğini, … Cumhuruyit Savcılığınca araçla ilgili soruşturma yapıldığını, aracın sahte trafik şahadetnamesi düzenlenerek yurda sokulduğunu belirterek davalıya ödediği 57.891.000.000 TL’nın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, aracı davacıya kendisinin satmadığını, aracın akıbetinin henüz netleşmediğini, dava tarihinde aracın davacı elinde olduğunu, olayda kusur ve sorumluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalıdan kati satış sözleşmesi ile satın aldığı araca 8.7.2004 tarihinde el konulduğu gereçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının 30.10.2003 tarihli kati satış sözleşmesi ile dava konusu aracı davalıdan satın aldığı ve 10.2.2004 tarihinde davacı adına tescil edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Gümrük Müşteşarlığının dosyada bulunan cevabi yazısında da, yurda ithal edilen dava konusu araca ait trafik şahadetnamesinin sahte olarak düzenlendiği belir- tilmektedir. Dava konusu araca, davacı elinde iken 5.7.2004 tarihinde el konulduğu, dava dışı sahışlar ve davalı hakkında ceza mahkemelerinde dava açıldığı yargılamada ileri sürülmüş, mahkemece ceza mahkemelerine müzekkereler yazılmasına rağmen ceza mahkemelerinin akibeti araştırılmadan ve ceza mahkemelerine yazılan bir kısım yazı cevapları beklenmeden yargılama sonuçlandırılmıştır.
Davalı, yargılama aşamasında aracın davacıya iade edildiğini belirtmiş olup, temyiz dilekçesine ekli belgede de 29.4.2005 tarihinde aracın davacıya iade edildiği belirtilimiştir. Hemen belirtmek gerekirki dava konusu araçla ilgili olarak çeşitli şahıslar hakkında soruşturma yapılması ve ceza davalarının açılması araca hukuken el konulduğu anlamına gelmez. Araca hukuken el konulup konulmadığı araştırılmadığı gibi, aracın davacıya iade edilip edilmediği de araştırılmamıştır. Araç noterde düzenlenen kati satış sözleşmesi ile davacı tarafça satın alındığına göre hukuki işlem geçerli olup, araca hukuken el konulmuş olmadıkça ve davacının tasarrufu hukuken engellenmediği sürece ve davacıda başkaca bir fesih nedeni ileri sürmediğine göre sadece araçla ilgili soruşturma yapıldığı ve araca el konulduğu grekçesiyle sözlemenin iptali sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulamaz. Nitekim davalıda yargılama aşamasında aracın davacıya iade edildiğini ileri sürmüş ve buna ilişkin belgeyi de temyiz dilekçesine eklemiştir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek, dava konusu araca hukuken el konulup konulmadığı, aracın davacıya iade edilip edilmediği yöntemince araştırılmalı ve gerekirse bu hususta açılmış olan cezai soruşturma ve davalarında sonucu beklenmeli ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde hüküm tesis etmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.