YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4193
KARAR NO : 2006/7034
KARAR TARİHİ : 03.05.2006
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımından doğan borcunu ödeyemediğini, 4822 sayılı yasadan faydalanmak için davalı bankaya başvurduğu halde cevap verilmediği gibi hakkında icra takibi başlatıldığını, istenen miktarın fahiş olduğunu ileri sürerek … borcunun hesaplanmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının 14.03.2003 tarihi itibariyle toplam 5.607.091.048 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde davacı … kartı borçlusunun 4822 sayılı yasa ile 4077 sayılı yasaya eklenen geçici 2. maddesi hükmüne göre bu ek geçici maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce son harcamaya ilişkin olarak düzenlenen hesap ekstresinde belirtilen son ödeme tarihi olan 22.10.2001 tarihinde asgari miktarı ödememekle, borcunun icra takibi aşamasına geldiği ve bankanın istediği takdirde davacı hakkında icra takibi yapabileceği anlaşılmaktadır. Öyle olunca davacının 22.10.2001.de temerrüdünün gerçekleştiği kabul edilerek bu tarihten bankaya başvurduğu 9.4.2003 tarihine kadar %50 faiz uygulandıktan sonra Banka Sigorta Muamele Vergisi uygulanmak, icra takibi nedeniyle vekalet ücreti, tahsil harcı ve icra takip masrafları da ilave edilmek suretiyle bulunan miktardan, var ise bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerinde B.K. 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihleri itibariyle borçtan mahsup edildikten sonra bulunan alacak tutarının 12 eşit takside bölünmesi gerekirken bu hususlar göz önüne alınmaksızın temerrüt tarihini, yasanın yürürlüğe girdiği
tarihten sonra gönderilen temerrüt ihtarına dayanılarak belirleyen yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekir.
3-Kabul şekline göre de davanın reddedilen miktarı üzerinden davalı yararına hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken karar yerinde vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup ayrıca bozmayı gerektirir.
4-01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun geçici 4. maddesinde: kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kendisine dönem sonu borcunu ödemesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış yada 31.01.2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçlularının altmış … içerisinde kredi veren kuruluşa yasada öngörüldüğü şekilde müracaat ederek borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve ilk taksiti peşin ödemeleri şartıyla son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını, icra takip dava masraf ve harçları, vekalet ücreti ile birlikte on sekiz eşit taksitte ödeme hakkına sahip olacağı düzenlenmiştir. Daha önce yine kredi kartı borçları ile ilgili olarak, 4077 sayılı yasaya 4822 sayılı yasa ile eklenen geçici 2. maddeden faydalananların, 5464 sayılı yasanın geçici 4. maddesinden faydalanamayacağına dair, bu yasada bir hüküm ve düzenleme bulunmamaktadır. O nedenle 4822 sayılı yasa ile getirilen geçici 2. madde kapsamında kalsa dahi, henüz borç tamamen ödenerek kapanmayan veya yargılaması devam eden kredi kartı borçları hakkında da 5464 sayılı yasanın geçici 4. maddesinin şartları varsa uygulanmasının kabulü gerekir. Kredi kartı borçlusu olan davacının bu yasadan faydalanması, yasanın yayımlandığı tarihten itibaren 60 günlük süre içinde kredi kartı veren kuruluşa veya avukatına yazılı olarak müracaatına bağlı tutulmuştur. Bu durumda mahkemece kredi kartı borçlusunun yasada öngörülen sürede bankaya veya avukatına bir müracaatı olup olmadığı, davacı ve davalı bankadan sorulup araştırılarak, şayet başvurusu var ise bu yasanın geçici 14. maddesine göre borcun belirlenip sonucuna uygun karar verilmesi için hükmün bozulması gerekir.
SONUÇ: 1.bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2. ve 3. 4 nolu bentlerde açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.