YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/45
KARAR NO : 2006/4903
KARAR TARİHİ : 03.04.2006
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı banka ile imzaladığı kredi kartı sözleşmesi gereğince kredi kartının … kurye ile gönderildiğini, ve … kalem müdürüne teslim edildiğini ancak, aynı … onun odasından çalındığını, gönderilen hesap özetinde harcamalar yapıldığının anlaşıldığını ileri sürerek, 5.479 YTL. borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 27.9.2003 tarihinde kayıp- çalıntı ihbarında bulunduğunu, bu tarih itibariyle kartın kullanıma kapatıldığını , yapılan alışverişlerin ihbardan önceki tarihe ait olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bankanın kayıp ihbarından önce yapılan harcamalar nedeniyle sorumlu olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı tarafından davacı adına çıkartılan kredi kartının … kurye vasıtasıyla 16.9.2003 tarihinde … … imzasına teslim edildiği, ve davacı tarafından 27.9.2003 tarihinde çalıntı ihbarında bulunulduğu hususları dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Davacı yargılama aşamasında kredi kartının … kalem müdürüne teslim edildiğini ileri sürmüş, temyizdeki itirazında da, teslim … … …’in şirkette çalışan bir şahıs olduğunu, teslim almaya yetkili olmadığını ayrıca kredi kartının kurye vasıtasıyla gönderilmesinin yasal olmadığını açıklamıştır. 5584 sayılı Posta Kanunu’nun 1. maddesinde, P.T.T. İdaresinin; açık ve kapalı mektuplar, kartlar, gazetelerle belli zamanlarda çıkan dergiler, kitaplar, her türlü basılmış kağıtlar, küçük paketler, değer konulmuş mektuplar ve kutular, değer konulmuş veya değer konulmamış posta kolileri ve tebliğ kağıtları kabul etmek, taşımak ve dağıtmak; ….v.s. ile ödevli olduğu açıklandıktan sonra, 2-A maddesinde, açık ve kapalı mektuplar, üzerlerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartların vs.nin gönderilmesinin P.T.T. idaresinin tekeli altında olan maddeler olduğu yazılmıştır. Yine aynı kanunun 41-11-A maddesi ile Mektup Postası Gönderileri Yönetmeliğinin 106/8 maddesinde, posta ile gönderilmesi yasak şeyler olarak; kağıt para ile senet, çek v.s. gibi elinde bulunduranın yararlanabileceği ve banka gişelerinde kolaylıkla paraya çevrilebilen her türlü değerli kağıtlar sayılmış, ancak bunların değer konulmuş mektuplar içinde gönderilebileceği kabul edilmiştir. Değer Konulmuş Mektuplar Yönetmeliğinin 9.maddesinde de, değer konulmuş mektupların içlerinde güncel ve kişisel haberleşme niteliğinde yazılar taşımadığı takdirde posta tekeli dışında olduğu, aksi halde, tekel kapsamında kaldığı açıklanmıştır. Esasen, kredi kartının kullanım fonksiyonu gözetildiğinde; kartı her elinde bulunduranın salt kartla yetinerek ondan faydalanması mümkün olmayacağından, kişisel imza ya da şifre ile kullanılması mümkün olabileceğinden değerli kağıt olarak kabul edilmesi de mümkün değildir. Değerli kağıt olmayan kredi kartının yanı sıra kullanımına vs. ilişkin kart üzerinde ve ayrıca yazılmış belge şeklinde bilgilerin de gönderildiği gözetilerek güncel ve kişisel haber taşıyan bu gönderilerin mektup niteliğinde olduğu, bu nedenle Posta Kanunun 2/A maddesi gereğince gönderilmesinin PTT’nin tekelinde olup … kurye ile gönderilmesinin yasal olmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıya usulüne uygun olarak gönderilmeyen kredi kartının çalınması ve harcama yapılmasından davacı sorumlu değildir. Mahkemece, anılan kart nedeni ile yapılan harcamalardan dolayı davacının borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile , yazılı şekilde davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 3.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.