Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/4684 E. 2006/10478 K. 27.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4684
KARAR NO : 2006/10478
KARAR TARİHİ : 27.06.2006

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … ve vekili avukat … ile davacı vekili avukat … …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının Peton Konut Yapı Kooperatifindeki 24 nolu kooperatif hissesini 40.020.000.000TL bedelle satın alıp bedelin 30.000.000.000TL’si karşılığında 4 adet bono verdiğini, bakiye bedelinin ise devir sözleşmesi yapıldığında ve devir işleminin kooperatif kayıtlarına işleneceği zaman ödeneceğinin kararlaştırıldığını,ancak birkaç … sonra kooperatif üyelik Hakkı Devir Sözleşmesi imzaladıklarını ve senet bedellerini ödemesine rağmen, davalının senetleri sonra iade edeceğini söylediğini ve iade etmeyip icra takibine koyduğunu ileri sürerek, senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile icra tehdidi altında ödediği 4.864.000.000 TL’sinin faizi ile davalıdan istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu senetlerin kooperatif hisse devri karşılığında verildiğini, ancak davacının senet bedelini ödemediğini, kooperatif kayıtlarına devir işleminin işlenebilmesi için matbu devir sözleşmesi imzalanmasının zorunlu olduğunu, davacının sözleşmeyi sonradan doldurduğunu, kendisinde bulunan sözleşme aslında bedel ve tarih bölümünün boş olduğunu, tacir olan davacının senetleri almadan ödeme yapmayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece davanın kabulüne, davacının borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından ödenen 4.864.000.000 TL’sinin faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özelikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı tarafından acılan dava menfi ve istirdat davasıdır. Davacı,kooperatif hisse devri nedeniyle davalıya verdiği dört adet senet bedelini vadesinden önce ödediğini, ancak davalının senetleri iade etmeyip icra takibine koyduğunu ileri sürmüş, delil olarak da Kooperatif Üyelik Hakkı Devir sözleşmesine dayanmıştır.Ancak davacı,davalı ve dava dışı kooperatif tarafından dosyaya ibraz edilen matbu sözleşmelerin el yazısı ile doldurulan bölümlerinde farklılık bulunmakta, davacı sözleşmesinin 26.6.2003 tarihinde imzalandığını ileri sürmekte, dava dışı kooperatifin 18.5.2005 tarihli yazısına göre; sözleşmenin kooperatife 19.3.2003 tarihinde ibraz edildiği, kooperatif tarafından sunulan sözleşmede tarih olmadığı davalı tarafından sunulan sözleşmede ise miktar hanesinin boş olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, davacı tarafından ibraz edilen sözleşmede bedelin tamamının nakden ödendiği belirtilmesene ve davacı da aynı iddia da bulunmasına rağmen, senetlerden arta kalan bakiye bedelin, davacının yönetim kurulu başkanlığını yaptığı kooperatifin müteahhidi olan dava dışı … inşaat A.Ş.’nın avansından 20.3.2003 tarihinde ödendiğinin kooperatif tarafından bildirilmesine göre, davacı tarafından ibraz edilen sözleşmede yazılı bedelin nakden ödenmediği ve tarihin sonradan doldurulduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda senetler davalıda olduğuna göre, 19.3.2003 tarihinde kooperatife ibraz edilen sözleşmeden sonra 22.3.2003 tarihinde düzenlenen senetlerden dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı iddiasını yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Sadece resmi kooperatif üyelik devir işleminin sağlanabilmesi için imzalandığı yukarıda açıklanan delillerle anlaşılan sözleşme, borcun ödendiğini ispata yeterli değildir. Davacı iddiasını ispat için yazılı delil ibraz edemediğine ve dava dilekçesinde “tüm hukuki deliller “ demek suretiyle yemin deliline de dayandığına göre, mahkemece davacıya ödeme iddiası konusunda davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma, nedenidir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bent açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA ,450 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödemesine, 27.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.