YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5111
KARAR NO : 2006/8748
KARAR TARİHİ : 31.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 16.3.2004 tarihinde yapılan sözleşme ile davalıya ait taşınmaz üzerinde bulunan alanda reklam işi yapılması konusunda anlaştıklarını, tüm uğraşlarına rağmen bu yerde davalının taahhüt ettiği reklam işini faaliyete geçiremediklerini, sözleşmeye devam edemeyeceklerini sözleşmeye konu mecurun da teslim edilmediğini ileri sürerek 16.3.2004 tarihli kira sözleşmesinin geçersizliği ve hükümsüzlüğüne, sözleşme nedeniyle de davalıya yapılan toplam 71.524.00 YTL.nın ödeme tarihlerinden yasal faiziyle iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davada kira sözleşmesinin iptali değil sözleşmenin feshinin talep edildiğini, aynı konuda dava bulunduğunu ve kesinleşmediğini, 16.1.2005 tarihli ek sözleşme ile de 2005 yılı aylık kirasının 11.300 YTL: olarak belirlendiğini, sözleşme hükümlerine göre belediyeden izin alamasa dahi kira bedelini ödemeyi kabul ettiğini savunarak davanın derdestlik ve esas yönünden reddini dilemiştir.
Mahkemece, mahkemenin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin reddine, davanın talep halinde görevli ve yetkili Beyoğlu Nöbetçi Sulh Hukuk Hakimliğine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, taraflar arasında düzenlenen 16.3.2004 tarihli kira sözleşmesinin ifasının mümkün olmaması nedeniyle geçerli olmadığını, taraflar için hüküm ifade etmediğini ileri sürerek
sözleşmenin geçersizliğini ve yaptığı ödemelerin iadesini isteyerek eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan söz edilerek görevsizliğe karar verilmiştir. HUMK.nun 8. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu dava ve işler açıkça belirtilmiş bulunmaktadır. Anılan yasanın 8/II,I maddesi uyarınca kira sözleşmesine dayanan her türlü “akdin feshi” davaları (BK. md. 248 vd) yönünden Sulh Hukuk Mahkemesi görevli kılınmıştır. Bu durumda Sulh Hukuk Mahkemesinin görevinden söz edebilmek için taraflar arasında başlangıçta geçerli bir kira sözleşmesinin yapılması sonradan sözleşmenin feshinin istenilmesi gerekir. Oysa davacı, kira sözleşmesinin başlangıcından beri geçerli olmadığını, taraflar arasında hüküm ifade etmediğini ileri sürerek sözleşmenin geçersizliğini ve bu sözleşme nedeniyle davalıya yaptığı ödemeleri işlemiş olmakla her ne kadar davada sözleşmenin geçersizliği ve hükümsüzlüğü tabiri kullanılmış olsa da davacının istemine göre dava, sözleşmenin iptali davası niteliğindedir. Durum böyle olunca bu davaya bakmak Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içindedir. Mahkemece işin esasına girilerek taraf delileri toplanıp, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken bu yön gözönünde tutulmadan yazılı şekilde görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.