YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5277
KARAR NO : 2006/9384
KARAR TARİHİ : 08.06.2006
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 15.6.1999 tarihinde davalı ile … plaka sayılı otobüsün yarı hissesinin satışı ve satıştan sonra tüm kazanç ve giderlerinin ortak olacağına dair hisse satış sözleşmesi yaptıklarını, metronun faaliyete başlaması nedeniyle yolcu kapasitesinin azaldığını, davalının zarara katılmadığını ileri sürerek Nisan 2000-Kasım 2001 zararından davalı hissesine düşen 8.582.897.000 TL’sının davalıdan alınmasına, ortaklığın feshine ve davalı hissesinin kendilerine devrine karar verilmesini istemiştir. Davacı birleşen dava da ise Aralık 2001-Haziran 2002 dönemine ait 3.939.732.000 TL zararın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı 100.000 DM ödeyerek otobüse ortak olduğunu, otobüsün zararına karşılık 20.000 DM ödeme yaptığını, davacının kendisinden para almak için otobüsün zarar ettiğini söylediğini, çalışmayan araç için yakıt gideri istenemeyeceğini, yapılan sefer sayısı ile giderlerin uyumlu olmadığını, aracı çalıştırmayan davacının kötüniyetli olduğunu ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesini dilemiş, birleşen davasında ise 2001 şubat ayından itibaren davacı-birleşen davalının kârdan payını vermediğini savunarak otobüsün gelirin tesbit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000.000.000 TL’sının davacı-birleşen davalıdan alınmasını istemiştir.
Mahkemece davaların reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarla temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, çift katlı otobüsün yarı payı, noterde düzenlenen sözleşme ile davalıya devredilerek ortaklık tesis edildiği ve otobüsün davacı tarafından çalıştırıldığı çekişmesizdir.
Davacı açtığı bu dava ile, davalıda yine açtığı ve bu dosya ile birleştirilen davası ile, ortaklığın fesih ve tasfiyesini istemişlerdir. Öyle olunca tarafların karşılıklı birleşen iradeleri gözetilerek, ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekir. Tasfiyenin ne şekilde yapılacağı BK 538 ve devam maddelerinde düzenlenmiştir. Bu amaçla, ortaklığın idareci ortağı olduğu anlaşılan davacı taraftan, öncelikle ortaklığın gelir gider durumunu gösterir hesap istenilmeli, verilen hesap konusunda uyuşmazlık çıktığı takdirde, ortaklığın gelir-gider, borç ve alacakları konusunda tarafların gösterecekleri delilleri sorulup toplanmalı, ortaklığın devam süresi, otobüsün durumu, çalıştığı hat ve benzer otobüslerin gelir ve giderleri gözönünde tutulmak suretiyle, uzman bilirkişiden alınacak denetime elverişli raporla kar-zarar hesabı ortaya çıkarılmalıdır. Ayrıca ortaklığa konu otobüsün taraflar arasında ne şekilde tasfiye edileceği, bu amaçla taraflardan paylarını bir melağ karşılığında diğerine devredip devretmeyeceği sorulmalı, anlaşamadıkları takdirde ortaklığa konu otobüs tayin olunacak bir tasfiye memuru aracılığı ile satılmalı, elde edilen meblağdan öncelikle ortaklığın üçüncü şahıslara ve ortaklara varsa borçları ödenip kalanın sayet bir meblağ kalmaz ise arta kalan zararın taraflar arasında yarı yarıya paylaştırılmasına karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.