Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/5360 E. 2006/9025 K. 05.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5360
KARAR NO : 2006/9025
KARAR TARİHİ : 05.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın Kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalıya 2500 dolar bedelli bono nedeni ile borçlu olduğunu, aleyhine yapılan takip sırasında tüm borcunu ödediğini ve davalı tarafından ibraname verildiğini buna rağmen davalının icra takibine devam ettiğini ileri sürerek, icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tesbiti ile, %40 tazminata karar verilmesinin istemiştir.
Davalı, davacının kısmi ödemelerine karşılık makbuzlar verdiğini, halen borcunun bulunduğunu, herhangi bir ibraname vermediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ibraname nedeni ile davacının yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tesbitine, takibin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından aleyhine yapılan takipten dolayı tüm borcu ödediğini ileri sürerek , bu davayı açmış ve davalının imzasını taşıyan 21.4.2004 tarihli makbuz başlıklı belgeye dayanmıştır. Davalı davacının takibe konu borca karşılık olarak taksitler halinde toplam 2.800 YTL. ödeme yaptığını, en son 21.4.2004 tarihinde 100. YTL. ödeyip karşılığında davacının dayandığı makbuzu verdiğini, son dört satırın sonradan tahrifatla ilave edildiğini, bu nedenle makbuz içeriğinin de çelişkili olduğunu, her hangi bir ibraname vermediğini savunmuştur. Mahkemece, davalının açıklanan savunması üzerinde durulmadan belgedeki imzanın davalıya ait olduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiği ve ibraname niteliğinde olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalının imzasını taşıyan 21.4.2004 tarihli, makbuz başlıklı belgedeki “….icralık olan “ kısmından başlayan son 4 satırdaki ibarelerin belgeye sonradan ilave edilip edilmediği, bu hususta bir tahrifatın bulunup bulunmadığı konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla belirlenip, belge içeriği de gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.