YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5463
KARAR NO : 2006/8324
KARAR TARİHİ : 24.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile kardeş olduklarını … idareye ait işyerini davalının işletmesi için kendisinin kiralayıp davalıya teslim ettiğini, davalının işyerine ait ödemediği kira ,yakıt, gecikme cezalarının tarafından ödendiğini, bu nedenle yapılan icra takibine de davalının itiraz ettiğini öne sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının itirazının iptaline, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.nun 67 … maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşullardan değildir. İcra-İnkar tazminatı, aleyhinde icra takibine itiraz edilerek işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka; alacağın likit ve belli olması gerekir. Alacağın … miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte
yada bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise, başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazının reddine, 2. bentte açıklanan gerekçelerle davacının inkar tazminatının reddine ilişkin hüküm kısmının (2) nolu fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine “hükmolunan asıl alacak üzerinden hesaplanan %40 icra inkar tazminatı olan 731.600.000 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” cümlesi yazılarak, kararın düzeltilmesine, düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalının peşin harcının onama harcından çıkartılmasıyla arta kalan 69.07 YTl.nın alınmasına, peşin harcın istek halinde davacıya iadesine,24.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.