YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5515
KARAR NO : 2006/8325
KARAR TARİHİ : 24.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, …’lu hastalara verilen hizmet nedeniyle doğan alacağının geç ödendiğini bu nedenle doğan yasal faiz alacağının şimdilik 10.000,00 YTL’sinin tahsilini istemiş, 25.11.2005 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile toplam 43.965,00 YTL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dlemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 YTL’nin dava tarihinden 33.247,66 YTL’ye ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki sözleşmenin ödeme şartları ve zamanı başlığını taşıyan IV-4 maddesinde “kurum gerekli incelemeleri, fatura ve eklerinin tesliminden itibaren en geç 45 … içinde yaparak fatura bedellerini diyaliz merkezine ödeyecektir.” hükmü kabul edilmiştir. Sözleşmenin bu hükmü ile davacı alacağının ne zaman muaccel hale geleceği kararlaştırılmıştır. Alacağın muaccel hale gelmesi borçluyu temerrüde düşürmeye yeterli değildir. BK 101/1 maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklısının ihtariyla mütemerrit olur. Mahkemece, alacağın muaccel hale gelmesinden sonra davalının ayrıca temerrüde düşürülüp düşürülmediği incelenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-BK 113 maddesi gereğince; asıl borç tediye ile veya sair bir suretle sabit olduğu takdirde evvelce işleyen
faizleri talep hakkının mahfuz bulunduğu beyan edilmiş veya hal icabından neş’et eylemiş olmadıkça bu faizler talep olunamaz. Bu yasal düzenleme doğrulutusunda davacı alacağını tahsil ederken faiz hakkını saklı tutup tutmadığı konusu üzerinde durulmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
4-Davacının talebi işlemiş temerrüt faizine ilişkin olup, BK 104/son maddesi gereğince geçmiş günler faizinin tediyesinde temerrüt sebebiyle faiz yürütülemeyeceği gözetilmeksizin hükmedilen alacağa faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırıdır.
5-1479 sayılı yasanın 20.maddesi gereğince … harçtan muaf olduğu halde davalıdan harç alınmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) 3) (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, 24.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.