Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/59 E. 2006/1967 K. 17.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/59
KARAR NO : 2006/1967
KARAR TARİHİ : 17.02.2006

… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 8.11.2004 tarih ve 773-485 sayılı hükmün Dairenin 7.7.2005 tarih ve 7519-11673 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

KARAR

Davacı, murisi … ile davalı arasında 6.8.1993 tarihinde Arsa Satış Sözleşmesi düzenlendiğini, davalının satış bedelinin ödenmesine rağmen taşınmazın tapusunu devretmediğini, bu sebeple ödenen satış bedelinin tahsili için yaptığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %40 oranda icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ile davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiş, dairemizce karar bozulmuş, bu kez davalı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Davacı murisinin arsa satış sözleşmesi ile davalıdan satın aldığı taşınmazın satış bedelinin ödendiğini, ancak davalının tapuda ferağ vermekten kaçındığını, bu nedenle ödenen satış bedelinin Alman Markı bazında tahsili için giriştiği icra takibine davalının vaki itirazının iptalini bu davada istemiştir. Davalı sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuş, mahkemece de alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, sözleşmedeki imzanın davalının eli ürünü olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporuna itiraz ederek, Adli Tıp Kurumu, … Güzel Sanatlar Akademisi ya da Polis Enstitüsü gibi konularında uzman kurumlardan rapor alınmasını istemiştir. Davacının talep ve itirazı göz önüne alınarak, öncelikle dış görünüşü itibariyle benzerlik bulunmayan imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının, laboratuar incelemesi de yapabilecek resmi bir kuruluş tarafından, özellikle Polis Enstitüsü veya Adli Tıp Kurumundan alınacak bir raporla tesbit edilmesi, inceleme sonunda bilirkişi uygulamasının kesin sonuç vermemesi ve inkar edilen imzanın inkar edene ait olup olmadığı hakkında kesin bir kanaat edinilememiş olması halinde HUMK.nun 309/I maddesi hükmü gereğince inceleme konusu 6.8.1993 tarihli arsa satış sözleşmesinde imzası bulunan tanık … …’da dinlenip deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, sadece … kişilik bilirkişi raporuyla yetinilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kararın bozulması gerekirken, yemin zaptında inceleme yapan bilirkişinin belirlenen mesleğine göre uzman olmadığından, bilirkişilik yapamıyacağı gerekçesi ile bozulmuş ise de bozmadan sonra dosyaya ibraz edilen belgelerden bilirkişinin kriminoloji uzmanı olduğu anlaşıldığından, davalının karar düzeltme talebinin kabul edilerek dairemiz kararı kaldırılmalı ve mahkeme kararı az yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin 7.7.2005 tarih ve 7519-11673 sayılı kararının kaldırılmasına, kararın açıklanan yeni gerekçe ile BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.2.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.