YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5959
KARAR NO : 2006/9453
KARAR TARİHİ : 12.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı tarafından dava dışı ağabeyi … aleyhinde icra takibi başlatılarak evine haciz konulduğunu, ağabeyinin evinin icra yoluyla satışını önlemek amacıyla, 78.000.000.000 TL değerindeki taşınmaz hisselerini 3.000.000.000 TL bedelle davalıya satmak zorunda kaldığını, satışın muzayaka halinde yapıldığını ileri sürerek, noterde düzenlenen 1.9.2003 tarihli satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, fesih iradesinin bir yıllık süre içinde bildirilmediğini, davacıya ait taşınmazı, noterde yapılan satış vaadi sözleşmesinden yaklaşık bir yıl önce 3.10.2002 tarihinde haricen düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile 54.000.000.000 TL bedelle satın aldığını, düşük vergi ödemek amacıyla sonradan noterde yapılan sözleşmede bedelin düşük gösterildiğini, olayda muzayaka hali bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tanık beyanları ile satış değeri ve taşınmazın … değeri arasındaki nisbetsizlik birlikte değerlendirildiğinde, satıcının içinde bulunduğu muzayaka halinden yararlanılarak satışın yapıldığı kabul edilerek, 1.9.2003 tarihli satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 1.9.2003 tarihli noterde yapılan düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesinden önce, 3.10.2002 tarihinde aynı taşınmazlar için haricen satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı, davalı tarafından ibraz edilen harici sözleşmenin varlığını ve sözleşmedeki imzasını inkar etmemiş, ancak sonradan noterde yapılan satış vaadi sözleşmesi ile harici sözleşmenin ortadan kaldırılmış olduğunu, bu sözleşme ile kendisine herhangi bir ödeme de yapılmadığını bildirmiştir. İmzası davacı tarafından inkar edilmeyen haricen düzenlenen 3.10.2002 tarihli satış vaadi sözleşmesinde 54.000.000.000 TL satış bedelinin peşin ve nakden alındığı yazılı olup, davacı, yazılı sözleşmedeki bu beyanının aksini yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Sözleşmeye geçerlik kazandırmak amacıyla sonradan noterde düzenleme şeklinde yapılan satış vaadi sözleşmesindeki 3.000.000.000 TL satış bedelinin … satış bedeli olmadığı, uygulamada da sıkça görüldüğü gibi vergiyi düşük tutmak amacıyla satış belinin de düşük gösterildiği anlaşılmakta olup, taşınmazın … değerinin altında satıldığı, dolayısıyla olayda muzayaka hali bulunduğu ispat edilememiş olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece, resmi sözleşmeden önce 3.10.2002 tarihinde, taşınmazın … değeri üzerinden yapılmış olan harici sözleşme gözardı edilerek, muzayakanın varlığından bahisle yazılı şekilde 1.9.2003 tarihli düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.