YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6071
KARAR NO : 2006/11323
KARAR TARİHİ : 10.07.2006
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itarazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılardan, …’in arsa sahibi, diğer davalıların da … komisyoncusu olduklarını, …’e ait arsanın kendisine satılması konusunda davalılarla aralarında 21.9.2002 gününde bir sözleşme düzenlediklerini, davalı satıcının tapuda satış işlemini gerçekleştirmediğini, diğer davalı … komisyoncularının da 3.000.000.000 TL kapora almalarına rağmen akitten doğan aracılık yükümlerini yerine getirmediklerini, sözleşmeye konu yerin koruya katılacak yerlerden olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle ödediği paranın ve sözleşmede karalaştırılan cezai şartın tahsili amacıyla davalılara karşı icra takibinde bulunduğunu, davalıların takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek itazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı … komisyoncuların sözleşmeden doğan aracılık hizmetini yerine getirdikleri, diğer davalı satıcının da tapuda satış işleminin gerçekleştirilmesi amacıyla ön çalışmalara başladığı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan … … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … …’ın temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davada dayanılan 21.9.2002 tarihli sözleşme bir yönüyle tapulu taşınmazın haricen satışını, diğer yönüyle de
tellalık sözleşmesini içerisinde barındırması nedeniyle karma niteliği olan bir sözleşmedir. Satışa konu taşınmaz davalılardan … ve dava dışı …’ın murusleri … adına kayıtlı olup, bu taşınmazın tapuda satış işleminin gerçekleştirilmediğinde ihtilaf yoktur. Tapuda satış işlemi gerçekleştirilmediğine göre haricen düzenlenmiş bulunan sözleşme bu yönüyle geçersizdir. Sözleşme geçersiz olduğu için buna bağlı olarak kararlaştırılan cezai şartta geçersizdir. Bu durumda taraflar ancak karşılıklı olarak verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteyebilirler. Diğer taraftan B.K. 405/2 maddesi hükmünce tellalın ücrete hak kazanabilmesi için yaptığı hazırlık veya icra eylediği tavassutun aktin icrasına müncer olması gerekir. Akit in’ikat etmemişse tellala ücret ödemek gerekmez.Hal böyle olunca davacı ödediklerini istemekte haklıdır. Bu hususun gözardı edilerek davanın tümden reddedilmiş olması, usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belitilen nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 10.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.