Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/6319 E. 2006/9548 K. 13.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6319
KARAR NO : 2006/9548
KARAR TARİHİ : 13.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacılar davalı kooperatife kömür sattıklarını, ödenmeyen kömür bedeli için başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın itirazın iptali yönünden kabulüne, davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle icra dosyasında alacaklı ve dava dilekçesinde davacı olan … Ltd Şti’nin karar başlığında davacı olarak gösterilmemiş olması maddi hataya ilişkin olup her zaman düzeltilmesi mümkün olmasına göre davalının itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.nun 67/2. maddesi hükmünce icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belli olması da gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın … miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi mümkün nitelikte bulunması yeterli olup, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İcra inkar tazminatı aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.

Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olanan kararın hüküm fıkrasının 2.bendinde yazılı “Davacının % 40 icra-inkar tazminatı talebinin reddine” sözlerinin hükümden çıkartılarak yerine “Asıl alacağın miktarının % 40’ı oranında icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” sözlerinin yazılarak hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.