Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/6512 E. 2006/12181 K. 21.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6512
KARAR NO : 2006/12181
KARAR TARİHİ : 21.09.2006

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı ve davalı … avukatı tarafından duruşmasız, diğer davalı … … İmar inşaat Tic. A.Ş., tarafından cevap dilekçesiyle duruşma istenilmiş olmakla ilgililire … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat b…. … gelmiş davacı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatlın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalılardan … Büyükşehir Belediyesinin halka ucuz konut üretmek amacıyla adına kayıtlı bulunan arsalarını kendisinin de hissedarı bulunduğu diğer davalı … … İmar İnş. A.Ş.ne devrettiğini,bu davalıların yaptıkları ilan ve duyurularla üretecekleri toplam 1121 adet konutun her birini 2.000.000.000 Tl.si peşin bakiye 2.053.000.000 Tl.sinin da öteki davalı TOKİ.den kullanılacak kredi karşılığında satılacağını, dairelerin 12 ay içerisinde teslim edileceğini taahhüt ettiklerini, ev sahibi olmak amacıyla istenilen peşinatları ödeyip, kullanılacak krediler yönünden de davalılardan … … İmar İnşaat A.Ş.ne birer adet vekaletname verdiklerini, ancak vekaletnamenin kötüye kullanıldığını ve kullanılması gereken kredinin gecikmeli olarak alınması neticesinde her bir daire sahibinden 8.000.000.000 Tl. para istendiğini, eskalasyon farkından ve kredinin geç temin edilmesinden kendilerinin sorumlu olmadıklarını, gerek satışa konu dairelerinde ve gerekse
ortak yerlerde eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğunu ileri sürerek, kullanılan krediden dolayı 2.053.000.000 Tl. asıl borç dışında borçlu olunmadığının tespitine, tahsil edilen paralarla yapılan dükkan ve iş yerlerinin 3. şahıslara satışı yapıldığında bedelinin borcundan mahsubuna, dairelerdeki ve ortak yerlerdeki eksik ve ayıplı imalatların tespitiyle kredi borcundan mahsubuna, karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ayrı ayrı verdikleri savunma dilekçelerinde davanın reddini dilemişler,davalı … faizli bakiye borcun 8 024 880 000 TL olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, kullanılan krediler yönünden her hangi bir usulsüzlük bulunmadığı gibi, verilen vekaletnamelerin de kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığı, ülkede 1998 yılı Ağustos ayında meydana gelen deprem nedeniyle davalılardan Toplu Konut idaresinin kredileri gecikmeli olarak verdiği, bu hususun Yönetmeliğin 21/d maddesi hükmüne uygun olduğu, davacıların eksik ve ayıplı imalatlar yönünden borçlarının tamamını ödedikten sonra talepte bulunabilecekleri gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın reddine, davalılar yararına 350,00 YTl. vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalılardan … A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacıların bu davalarında diğer talepleri yanında “teslim edilen daire ve ortak yerlerdeki eksik ve ayıplı imalatlar yönünden tespit edilecek bedelin kredi borçlarından mahsup edilmesi” şeklinde talepte bulunmuş olmalarına, dosya kapsamından kredi kullandıran davalılardan Toplu Konut idaresi ve bu kredinin kullandırılmasına aracılık eden diğer davalı … A.Ş.nin bu eksik ve ayıplı imalatlar yönünden her hangi bir kusur ve sorumluluklarının bulunmadığının anlaşılmasına ve böylece talep edilen eksik ve ayıplı imalat bedelinin kullanılan krediden mahsubuna yasal olarak olanak bulunmamasına göre davacıların temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekir.
2-Davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur. Her davalı hakkındaki dava sebebi de diğerinden farklıdır. Hal böyle olunca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/son maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle, kendini davada vekil ile temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre, ayrı ayrı reddedilen miktar üzerinden hesaplanacak avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması doğru değildir. Bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin ikinci satırındaki (VERİLMESİNE) sözcüğünden sonra gelecek şekilde ( davalılardan … A.Ş. davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava değerine göre hesaplanan 707 188 000 Tl. avukatlık ücretinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,aşağıda dökümü yazılı 1.00 YTL.nın temyiz edenden alınmasına, 21.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.