YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6785
KARAR NO : 2006/9071
KARAR TARİHİ : 05.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılardan 13.3.1996 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladıkları taşınmazı 30.9.2001 tarihinde tahliye edeceklerini 12.7.2001 tarihli ihtarla davalılara bildirdiğini, 13.3.2002 tarihine kadar olan kiranın davalılara peşin ödendiğini, sözleşmenin 16. maddesi uyarınca altı aylık feshi ihbar süresi öngörüldüğünü belirterek 13.3.2001-13.3.2002 dönemine ait peşin ödenen kira bedelinden dolayı davalı … Sanayi ve Tic. A.Ş.den 15.333 DM. …’ndan 1666 DM ve … …’nden 5000 DM.ın 30.9.2001 tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, altıncı yıl kira bedelinin alınmadığına dair davalıların itirazlarının bulunmadığı, davacının altıncı yıl içinde kira sözleşmesini feshetmesinin sözleşmeye uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 13.3.1996 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesinde kira bedelinin yıllık peşin olarak ödeneceği, ikinci 5 yıl kirasının günün şartlarına göre karşılıklı görüşülerek kararlaştırılacağı, kiracının 5 yıl dolduktan sonra 6 … öncesinden kiralayana haber vermek suretiyle dilediği anda mecuru tahliye edebileceği, bu durumda kiralayanın sözleşmenin tahliyeden sonraki süresi için her hangi bir şeklide kira bedeli ve tazminat talebinde bulunmayacağı kararlaştırılmıştır. Davacının 12.7.2001 tarihli ihtarla 30.9.2001 tarihinde sözleşmeyi feshettiklerini belirtip 30.9.2001 gününde anahtarın teslim alınmasını istediği, akabinde tevdi mahalli tayini talebinde bulunarak anahtarı mahkemeye tevdi ettiği ve anahtarın davalılar vekili tarafından 7.11.2001 tarihinde tevdi mahallinden alındığı anlaşılmaktadır. hemen belirtmek gerekir ki kiracının kiralananı tahliye etmesi ancak anahtarların kiralayana teslimi, kiralayan tarafından teslim alınmaması halinde ise tevdi mahalline teslimi ile gerçekleşir. Davalılar vekilince anahtarlar 7.11.2001 tarihinde tevdi mahallinden tebligat olmaksızın alındığı için davacı kiracının 7.11.2001 tarihine kadar taşınmazda kiracı olarak bulunduğunun ve bu tarihe kadar olan kira bedelinden de sorumlu olduğunun kabulü zorunludur. Davacı kiracı 12.7.2001 tarihli ihtarla 30.9.2001 tarihinde taşınmazı tahliye edeceğini bildirmesine rağmen hukuken 7.11.2001 tarihinde tahliye ettiği için feshi ihbarında sözleşmenin 16. maddesine uygun olduğu kabul edilemez. Bu itibarla davacı kiracının 13.3.2002 tarihine kadar olan kira bedelinden kural olarak sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Ne var ki kiralayan davalılarında taşınmazı kiraya vermek suretiyle zararlarının artmasına engel olmaları BK. 98.maddesi delaletiyle aynı yasanın 44. maddesi gereğidir. Davalı kiralayanların taşınmazın hukuken tahliye edildiği 7.11.2001 tarihinden sonra taşınmazı ne kadar sürede aynı koşullarla kiraya verebilecekleri hususunda her hangi bir araştırma yapılmadığı gibi, davalıların burayı kiraya verip vermedikleri de araştırılmadan varsayıma dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek taşınmazın davalılar tarafından tahliyeden sonra kiraya verildiğinin kabulü doğru değildir. Öte yandan davacı dava dilekçesinde talepte bulunduğu yabancı para cinsinden miktara devlet bankasının uyguladığı en yüksek banka faizinin uygulanmasını istemiş olup, yabancı para cinsinden talepte bulunulduğu için mahkemece hükmedilen döviz cinsinden miktara devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faizin uygulanması gereklidir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davacının dava konusu kiralananı 7.11.2001 tarihinde tahliye ettiği kabul edilerek, davalı kiralayanların davacı kiracının tahliye ettiği 7.11.2001 tarihinden sonra bir başkasına kiraya verip vermediğini ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilmek suretiyle davacıdan bu yöne ilişkin delilleri alınmalı, davalıların kiraya verdiklerinin ispatlanamaması halinde, taşınmazın 7.11.2001 tarihinden itibaren aynı koşullarla ne kadar sürede kiraya verilebileceğinin konusunda uzman bilirkişi marifetiyle belirlenmeli, belirlenecek bu süreden de davacının sorumlu olacağı kabul edilmeli, peşin ödenen 13.3..2001-13.3.2002 dönemine ait kira bedelinden artan miktar varsa bu miktara devlet bankalarınca uygulanan en yüksek banka faizi uygulanmak suretiyle tahsiline hükmedilmesi gerekir. Mahkemenin açıklanan bu hususları gözardı ederek yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde davalılara iadesine, 5.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.